Riley, ikizi Gavin'in başına gelen talihsiz bir kazadan sonra, ona verdiği söz ile onun hayalinin peşinden koşan, onun yapamadığını yapmak için kendi hayatını geride bırakan biri.
Gavin'in yapamadığını yapmak onu mutlu etmek için üniversite futbol takımına seçilen Riley'i, kolay bir hayat beklemez.
Yapamazsın diyenler ile savaşmak,
Takım arkadaşlarına kendini kanıtlamak,
Onlardan farklı olmadığını, bir kız olarak, erkekler ile aynı mücadeleyi verip, skora katkı sağlayabileceğini göstermek zorunda.
Tabii bir de nefret ettiği, altın çocuk Zeke ile baş etmek zorundadır. Aynı takımda olmaları yetmezmiş gibi bir de yurtta aynı odayı paylaşmak zorunda kalırlar. Nefretini taze tutmak için ne kadar çabalarsa çabalasın ateşle barut yan yana durur mu hiç!
Spor temalı kitapları severim. Özellikle koca takımdaki tek kız olarak, mücadele eden birinin hikayesini okumak, ayrı bir keyif. Riley'in, Zeke'den nefret etmesini anlayabiliyorum. Kim olsa onun gibi davranır ama Zeke o kadar iyi kalpli ki ben bir türlü ondan nefret edemedim. Gavin gibi bende onun samimiyetine inandım. Özel durumu ve ailesinin sert tutumuna üzüldüm. Normal de illa nefret edecek bir karakter bulurum ama ikisine de saramadım. Hadi ucuz atlattınız
Benim için ne öldüren, ne güldüren bir kitaptı. Sıfır beklenti ile başlarsanız, severek okursunuz...