19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen bir aşk romanı. Roman ağırlıklı olarak iki mekanda geçiyor. Mekan, doğa tasvirleri oldukça güzel yapılmış, mevsim geçişleri, doğa olayları, tabiat tasviri o kadar güzel yapılmış ki kendinizi oralarda hissediyorsunuz. Bir aşk romanı fakat okudukça klasik aşk öykülerinden, filmlerinden oldukça farklı olduğunu görüyorsunuz. Kesinlikle daha gerçek olduğu için insana geçiyor. Tutku, hırs, öfke, intikam, bağlılık, merhamet, sevgi dolu bir aşk öyküsü anlatılmış. Gerçekten son derece zıt duyguların bir arada yaşandığı, günümüz tabiriyle toksik diye tanımlayabileceğimiz bir aşk söz konusu. Hatta iki kişi arasında değil, üç kişinin dahil olduğu aşk öyküsü. Yazarın tek romanı, bu bile okunmasını ilginç kılıyor. Öyküyü başka birinin anlatımından dinliyorsunuz, öykü içinde öykü...Kesinlikle okunulması gereken bir dünya klasiği pişman olmazsınız Uğultulu TepelerEmily BrontëEmrah