Gönderi

10/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2024 107. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2024 14:50
Kitabı okuyup bitirdiğimden beri kafamı ve düşüncelerimi toplamak bahanesiyle inceleme yazmayı sürekli erteliyordum. Ama bugün daha fazla ertelemek istemediğime karar verdim. Sonunda bu kitaptan bahsedeceğim için oldukça heyecanlıyım. Bu incelememde R. F. Kuang' ın ülkemizde son çıkan kitabı olan Babil' den bahsedeceğim. Öncelikle kısaca kitabın konusundan ve her ne kadar tam puan vermiş olsam da kitabın sevdiğim ve sevmediğim yanlarından, sonra ise kimlere önerdiğimden bahsedeceğim. Kolera salgını yüzünden yetim kalan küçük bir çocuğu, Oxford akademisyenlerinden Profesör Lovell himayesi altına alır. Ve kendisine sevdiği kitaptan etkilenerek Robin Swift adını koyan küçük çocuğu Londra' ya getirerek onun Oxford' un prestijli Kraliyet Çeviri Enstitüsü' ne girmesi için eğitim almasını sağlar. Biz Robin' in Çeviri Enstitüsü' ne girmesinin ardından kendi döneminin öğrencileri olan Rami, Victoire ve Letty' le Babil' in karanlık sırlarının farkına varmalarıyla beraber giderek karmaşıklaşan ilişkilerini okuyoruz. Kitap, benim oldukça takıntılı olduğum dark academia türünün bir ürünü olmasının yanı sıra çok ama çok sevdiğim Haşhaş Savaşı serisinin yazarının bir kitabı. Dolayısıyla benim bu kitabı sevmemem zaten pek olası değildi. Ama yine de kitapta sevdiğim gibi sevmediğim bazı noktalardan da bahsetmek istiyorum. Kitabın yaklaşık ilk iki yüz sayfası bizim karakterlerle ve kitabın dünyasıyla tanışmamız için oldukça sakin ve sabit ilerliyor. Ve benim bununla hiçbir sorunum yok ancak Robin' in Rami, Victoire ve Letty' le olan ilişkisinin ve grup içi dinamiklerin bu iki yüz sayfada daha iyi anlatılabileceğini düşünüyorum. Çünkü bana kalırsa birkaç örnek konuşma ve olay haricinde bizim yan karakterlerin kişiliklerini anlamamız genel olarak sonraki dört yüz sayfaya kaldı. Kitap bittiğinde her şey yerine oturmuştu ancak ben karakterleri daha çabuk benimsemek isterdim. Değinmek istediğim bir diğer nokta ise kitabın fantastik kitaplar kategorisinde değerlendirilmesine sebep olan "gümüş işleme" konusu. Ben şahsen bu kitabın fantastik bir eser olduğunu değil fantastik ögeye (gümüş işleme) sahip olan bir eser olduğunu düşünüyorum. Çünkü gümüş işleme her ne kadar (kitabı okuyanların katılacağı üzere) İngiltere' yi her anlamda ayakta tutan bir unsur olarak işlenmiş ve ilk sayfadan itibaren konuşmalarda süreli olarak geçen bir kavram olsa da ben fantastik olarak değerlendirirsek pek tatmin edici bulamadım. Bunun sebebinin yazarın sürekli gümüş işlemeden bahsetmesine rağmen mantığını anlatmayı sürekli ertelemesi yüzünden kavramın, okurun kafasında tam oturamaması olduğunu düşünüyorum. Bu beni belli bir noktada rahatsız etmedi çünkü benim kitaptan beklentim fantastik okumak değil dark academia okumak yönündeydi. Dolayısıyla bu kitabı fantastik okumak isteyenlere önermem. Ya da kitaba böyle bir beklentiyle başlamanızı tavsiye etmem. Babil' in ana temasının gümüş işleme ve çevirmenlikten sonra sömürgecilik olduğunu düşünmüyorum. Tam tersine gümüş işleme ve çevirmenlikten yararlanılarak sömürgecilik üzerine yazılmış bir kitap olduğunu düşünüyorum. Yani sömürgecilik kitabın alt metnini değil kendisini oluşturuyor. Ve bu sadece olan olaylarla değil karakterlerin diyalogları ve düşünce akışlarıyla ön plana çıkarılıyor. Benim için oldukça keyifli ve etkileyici bir konuydu ama dediğim gibi hemen hemen her şey sömürgecilik üzerinden anlatıldığı için bu bilinçle kitabı okumak daha doğru olur diye düşünüyorum. Babil; kelimeler, kökenleri ve farklı dillerin birbirini etkilemesi gibi konuların özellikle Fransızca, Latince ve Çince üzerinden işlendiği bir kitap. Ama yazar bunu birkaç kelime ve alıntı üzerinden geçiştirmemiş. Onun yerine kitap boyunca onlarca kelimenin hikayesinden ve birbirleriyle bağlantısından kimi zaman karakterlerin konuşmaları sırasında kimi zaman da dipnotlarda bahsediyor. Ve bu bazı okurları sıksa da ben büyük bir bilgi birikiminin üzerinden işlenen konuları okumaya bayılırım. O yüzden bu, benim için kitabın okuma keyfini oldukça arttıran bir unsur oldu. Kitap hakkında daha uzun bir süre yazmaya devam edebilecek olsam da incelememi artık bitirmek istiyorum. Her ne kadar hoşuma gitmeyen farklı unsurlardan bahsetmiş olsam da bu, kitaba tam puan verdiğim gerçeğini değiştirmiyor. Benim için gerçekten çok keyifli bir okuma oldu Babil. Özellikle dark academia' yı daha fantastik bir ögeyle okumak çok farklı ve güzeldi. Ve doğruyu söylemek gerekirse uzun bir süre çevrilmesini beklememe değdi. Umarım yazarın yurt dışında çıkmış ve ülkemizde henüz çevrilmemiş Yellowface kitabı da en kısa sürede elimize geçer.
BabilR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 20241,922 okunma
·
3 +1'leme
·
1.489 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merak ediyorum incelemeni fakat kitabı bitirdikten sonra okuyacağım🥹
Beyza
Gönderi Sahibi
Aslında incelememde spoiler yok ama bir kitabı iyi ya da kötü önyargısız okumak en iyisi galiba. 😊