Uzun ve zaman zaman sürekleyici olan bir roman. Romana Doktor olan Mansur Bey’in İstanbul’a dönmesiyle başlanıyor ve onun aşk-düşünce hayatı etrafında gelişiyor. Entrika ve cinayette barındıran roman beklendik bir sonla bitiyor.
Yazar kendi fikirlerini de eklemiş. İyilerin ödüllendirilip sevenlerin kavuştuğu, kötülerin cezalandırıp öldüğü bir sona doğru ilerliyor. Son bölümünde olayların nasıl devam ettiğine dair bir kaç mektuplaşmayla birlikte Mansur Bey’in ölümüyle bitiyor.
Beğendiğim ama o dönemden bu döneme siyasal bakış ve durumun zerre değişmediğini görmek çok üzücü. Doktor bey sanki bu dönemde bir roman karakteri ve sanki bu dönemden yakınır cinsten.
Tarihin tekerrürüne elbet inanırım, acaba bu sefer kim gelip de bizi Tanzimat ve sansür döneminden çıkaracak?