Tüm kitapsever dostlarıma mutlu bir hafta ve kitaplarla güzelleşen vakitler diliyorum
Coğrafyamızda kadın olmanın ve kadın olarak yaşamanın zorluklarına değinen etkileyici bir roman paylaşımı ile sizlerleyim.
İki kadın Ayşe ile Tusem'i biraraya getiren kurgu; dinin ve siyasetin yaşamın her alanına sızmasıyla oluşan baskı ve yozlaşmayı gözler önüne seriyor.
Urfa'nın bir köyünde çocuk yaşta ihtiyar bir adam ile evlendikten, çileli hayatı hiç bitmeyen Ayşe...
Gazeteci Tusem yaptığı haber ile bir milletvekiline dokunuyor ve işsiz kalıyor. Yeniden mesleğini yapabilmesi için hayır denilemeyecek bir haber ile kendini göstermesi gerekiyor. Bu sırada Urfa'da Bir köyde genç bir kadının peygamberlik iddiası ile halkı dine davet ettiği duyumu alıyor. Bunu haberleştirebilmek için her şeyi göze alarak o bölgeye gidiyor. İşte Ayşe ile de yolları bu şekilde kesişiyor.
Cahillik, saplantılı dini zorbalıklar, kadın ve çocuk haklarının ihlali, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, dinin siyasete karıştırılması, iktidarın ve dini grupların yasadışı işbirlikleri, güçlenen tarikatlar gibi pek çok sosyal olgunun ele alındığı kitap güzel akıcı bir anlatım ile sunulmuş.
Okurunu çokça düşündüren, sorgulayan bir okuma deneyimi sunan bu güzel kitabı siz dostlarıma da öneririm. Biz sevgili Ece Ceren Gültepe ile birlikte okuduk