Bu kitabın Sanderson'ın diğer kitaplarına oranla pek sevilmediğini biliyordum ama ben okuduğum zaman sevenler kulübünde mi yoksa sevmeyenler kulübünde mi olacağımı bilmiyordum. Sınırsız Arcanum kitabında küçük bir kısmını okuduğumda baya ilgimi çekmişti aslında. Neden sevilmemiş olabilir ki diye de düşünmüştüm o zaman ama şimdi kitabı bitirdim ve ben de pek sevemedim maalesef.
Bence kitabın konusu grafik romana dönüştürmek için fazla ağır, fazla detaylıydı ve dönüştürüldüğünde bu detayların hepsi yok olup gittiği için geriye kalanlar okura yeterince çekici gelemeyecek kadar yüzeysel kaldı. Sanderson'ın kendisinin de söylediği gibi kitabın özellikle Dune evrenine benzemesi (kendisi hikayenin ilk halinin Zaman Çarkı ve Sefiller romanından da izler taşıdığını söylüyor ama ben ikisini de okumadığım için o konuda bir şey söyleyemiyorum, zaten Dune evrenini de filmden biliyorum) kitabı yepyeni bir hikaye kategorisinden yoksun bıraktığı için yeterince çekici gelmiyor diye düşünüyorum. Ayrıca kitabın boyutunun çok büyük olması ve ben bunu nasıl tutayım, sayfayı nasıl çevireyim sıkıntısı yaratmasını da olumsuz düşüncelerim arasına eklemeden geçemeyeceğim.
Aslında roman olarak basılsaymış ben bu kitabı severdim şeklinde bir hisse sahibim. O yüzden umuyorum ki bu hikaye roman türünde de bir an önce basılır ve biz o zaman bu kitabı yeniden konuşuruz. Devamını da çıktığında tabi ki okuyacağım, yarım bırakmak söz konusu bile olamaz ama kesinlikle öneriyorum çok güzel bir grafik roman diyemeyecek olmak da çok üzücü benim için.