Kitaba büyük bir hevesle başladım; ilk sayfaları okuduğumda kitabı bırakmak ile kitaba devam etmek arasında gidip geldim fakat iyi ki bırakmamışım. Başlarda yazarın sürekli kasaba isimlerini veya sürekli mahalle sakinlerinin adlarını sıkça kullanması kitaba odaklanmamı zorlaştırdı. Ama yazar zaten bana göre bir olay romanı değil sanki durum romanı yazmış gibi kitabın ortalarına geldiğimde buna emin oldum.Evet major bir olay var kitapta; siyahiler için adaletin işlemediği o dönemleri bir film misali anlatmış Harper Lee ama kitabın büyük çoğunluğu yaşanılan kasabayı,baş karakterlerimiz Scout,Jem ve Atticus’un gündelik yaşamını,küçük bir kız çocuğunun genç kızlığa doğru istemsiz geçişini,mahalle sakinlerini ve onların fiziksel,ruhsal özelliklerini anlatıyor.Yani siz kafanızda o kasabayı ve komşuları canlandırabiliyorsunuz.Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Siyahi ve beyaz ırk arasında o dönemlerde olan eşitsizliği,bu eşitsizliğe karşı toplumun kayıtsızlığını bir adliye salonunda gerçekleşen ve Atticus’un avukatlığını yaptığı siyahi Tom karakterinin başrolde olduğu bir dava ile heyecanlı bir şekilde gözünüzde canlandırabilirsiniz. Son olarak ‘Bülbülü Öldürmek’ ismindeki Bülbül güzelleşmesinin siyahiler veya adalet terimi olduğunu düşünüyorum. Kitaptaki şu mükemmel alıntıyla sonlandırayım yazımı : ‘Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır.’