Hicaz - ağır aksak
Zülfüne (saçına) dil-besteler (gönül bağlamış) zülf-i perişânın kadar
Görmedim sayyâd-ı (avcı) dil âlemde müjgânın (kirpik) kadar
Ben değil görmüş müdür çeşm-i (göz) felek ânın kadar
Uğruna cânım fedâdır sev beni cânın kadar
Nakarat
Merhamet kıl sevdiğim meftûnuna (gönül vermiş) şânın kadar
Seni gördükçe derûnumda muhabbet uyanır
Piş-i çeşmimde (göz önü) melâhat (güzellik) güneşi doğdu sanır
Bu ne behçet (sevinç), bu ne zarafet buna cân mı dayanır.
Nakarat
Sen meleksin sana insan deseler kim inanır