Radikal değil,Moderat değil, Liberal bir meal.
Puan vermedi·685 syf.··
2024 172. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 18:42
Hayatımda ilk defa olarak bu sene meal okumanın gerekliliğinin bu kadar farkına vardım. Kur'an'ı hatmetmiş olsam bile hepsi hafızamda olsa bile meal olmadan tam olmayacağını anladım. Tabii ki Kur'an'da hafızamda değil tamamen. Öyle bir şey demek istemedim. Sadece genel olarak herkesi kapsar bu dedim ana dili olmayanlar haricinde Bu herkesi kapsayacak bir kural. Ve farklı farklı mealler okudukça şunu da anladım ki yine eğer Arapça ana dilimiz değilse tek bir mealle olmaz. Türkçe'de bile öyle değil midir bir kelime birden fazla şey yerine kullanılabilir, bir anlam içinde belki 10 kelime kullanılabilir. Ama hepsi cümlenin gidişatında giyinir. Bu budur. Aksini savunmak çok saçma bir çaba olur. Tabii bu demek değildir ki önümüze gelen her meali de okuyacağız. Bundan özellikle sakınmamız lazım. Hele hele bazı kavramlar bazı hisler tam oluşmadıysa ve oturmadıysa. O zaman herkesin her yazdığını okumak gerçekten çok tehlikeli olur. O zaman ben bu meali neden okudum... Çünkü kendime güveniyordum, Gazi hoca tesettür şart değil dedi diye, Hac öyle değildir, kurban şöyle değildir dedi diye etkilenecek bir kafam yok. Yani ben dar bir çemberin içinde hissetmiyorum ki kendimi. Tam tersi tesettürden anladığım tamamen fıtratıma uygun bir şey. Ya da haccın gereklerini yaparken ben kuklaymışım gibi hissetmiyorum ki. Aksine her zaman dinin mantık işi olduğunu savunuyorum ve mantığıma yatan şeyleri kabul ediyorum yatıramadığım şeyleri de mantık üstü olarak kabul ediyorum. Yani şöyle de diyebiliriz buna, "İdrâk-i maâlî bu küçük akla gerekmez. Zira bu terazi o kadar sıkleti çekmez." Özellikle kadınlarla ilgili durumlarda hep olumlama yapmaya çalışmış. Hem kadın erkek eşittir deyip ondan sonra da kadınları bazı konularda bir tık öne geçirmeye çalışmak da doğru değil. İğreti duruyor. Koskoca bir profesör doktor. Kesinlikle ilmine hiçbir sözüm yok. Kendi mealini yazmak müthiş bir iş. Ama çıkarım yaparken aynı hassasiyeti gösterip göstermediğine bir şey diyemeyeceğim. Allah yaratığıdır kafalarımız çok farklı çalışıyor değer yargılarımız önceliklerimiz bambaşka. Ben hep yanlış bir şey hissettiğimde Allah'ım bana bu hissi sen verdin diyorum. Kendimi belki kendi içinde böyle aklıyorum. O yüzden şu an Gazi hocaya da bir şey demeyeceğim ben. O yaptığı işi ne niyetle yaptığı ise Allah'tan karşılığını o şekilde alacaktır eminim. Hiçbir şey katmadı demeyeceğim. Çünkü bazen bir şeyleri iyice araştırmak için o şeyin yanlış olduğunu düşünmek gerekiyor. O kadar çok ayeti yazıp baktım ki ben bu ayeti ilk defa duyuyor olamam diye diye. Neden, çünkü kendince yorumlamış ve benim okuduğum klasik diyebileceğimiz meallerden çok başka yorumlamış. Haliyle ifadeler çok yabancı geldi. Daha sonra araştırıp baktığımda o kadar farklı olmadığını tabii ki fark ettim. Bazı özel durumlar dışında belirgin bir fark yoktu ama farklı düşündüğü konularda evet biraz istediği tarafa doğru çekiyordu. Yine de onunki yanlış bunlarınki doğru gibi bir yargılama yapamam. Dediğim gibi belki bir kadın olarak en çok tesettür konusunda söylediği şeylere yorum yapmaya hakkın var ve onda da ben tesettürü asla bir baskı olarak görmüyorum ve kadınların da kendini ekstra baskılamasını da doğru bulmuyorum, yapanlara saygı duyuyorum. Demek istediğim tesettür insanın kafasının içindedir. İçinde rahat etmediğim bir kıyafet benim için tesettür olamaz. Dışarıda ya da herhangi bir yerde direkt bir şekilde namaza duramayacağım bir kıyafet benim için tesettür olamaz. Bunun dışında hiç kimseye hiçbir şey diyemem bu konuda. Sadece bir kadın olarak yine altını çiziyorum tesettür fıtridir diyeceğim. Daha önce de söyledim hocanın kadınlarla ilgili bir olumlaması var. Hem baktım Kur'an kadını koruyor diye de bir kitabı var. Büyük ihtimalle hocanın okuyucu kitlesi genelde kadınlardır. Bana da bu kitabı çok sevdiğim bir arkadaşım getirdi onun sayesinde okudum. Ve onun da bu kitaptan edindiği çok kıymetli bilgiler olduğuna eminim. Yalnız şöyle de bir durum var, kafası netleşmemiş olan insanlar böyle bir hoca buna budur dediyse deyip bu şekilde kabul edip devam edebilir bazı konuları. Tehlikeli. Zaten zaman öyle bir şey olmuş ki kadınlar işine geleni alıyor işine gelmeyeni eşitiz diyor. Okul okurken sesimi ve erkekler duymasın diyor bir kadın ama okulu bitirince belki kendinden yaşça en fazla birkaç yaş küçük erkeklere ders verecek. Onlarla çalışacak maaş alacak. Zıt. Her zaman şunu savunuyorum insanın bazı hassasiyetleri olabilir saygı duyarım ama bu her zaman öyle olmalı. İşimize geldiği zaman din konusunda hassassım deyip işimize gelmediği zaman bunu gevşetemeyiz. Son 3 gündür öyle şeylere şahit oluyorum ki benim gibi birisi için çok fazla şeyler. Tam diyorum ki Allah'ım insanlar ne kadar hassas sana karşı. Sonra bir bakıyorum aynı insanlar senin yarattıklarına karşı aynı hassasiyete sahip değiller. O zaman kafam karışıyor. O yüzden şöyle bir mealdir böyle bir mealdir demeyeceğim. Değil de zaten. Yine söylüyorum adam kendi mealini yazmış. Keşke herkes kur'an-ı Kerim'i bu seviyede anlayabilecek istidatta olsa. Şu an bir şey daha hatırladım, özellikle kur'an-ı Kerim'in Arapça olarak indirilmesi ile ilgili ayetlerin mealleri dikkatimi çekti. Nedense daha önce bu şekilde dikkat etmemiştim. Gazi hoca'nın bakış açısı ile ilgisi var bunun. Meal okumanın çok önemli olduğunu anladım. Özellikle bugün bir Kur'an-ı Kerim sınavı verdim ve bir daha asla Kur'an'ı tek başına okumamaya karar verdim. Eğer bir sayfa okuduysam ya da bir ayet muhakkak önce onun mealini okuyacağım. Bu işin olması gerekeni budur. Tek başına meal olmaz ama tek başına Arapçasından da olmaz. Gerekirse tek ayet okurum ama o ayette ne dediğine bakarım, benden olabileceğine bakarım... Allah herkese selamet versin.
Din
Son Davet Kur'anGazi Özdemir · Şira Yayınları · 201370 okunma
··
361 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.