·120 syf.····Okunma: 23 Kasım 2024 15:19 George Orwell'ın ilk olarak 1945'te yayımlanıp sayısız dilde baskısı olan o eseri...
Eser alegorik bir anlatım ile sosyal, kültürel ve siyasi mesajlar içeriyor. Politik düzen, alt-üst ilişkisi, hiyerarşi gibi kavramlar bu alegorik anlatım ile hicvedilmiştir.
Eserde hayvanların eşitlik ve özgürlük mücadeleleri ilerleyen zamanlarda başına geleceklerden habersiz Jones'ın çiftlik yönetimine ayaklanmalarıyla başlar. Bu ayaklanma düşüncesini diğer hayvanları aklına sokan kişi çiftliğin en tecrübeli domuzu Koca Reis'tir. Koca Reis konuşmasında hayvanlara üretmeden tüketen tek varlığın insan olduğun, insanların hayvanları sömürdüğünü ve zulme uğrattığını anlatır ve böylece isyanın ilk adımını atmış olur. Kısa zaman için Koca Reis ölür ama düşünceleri hayvanlar içinde yayılmaya başlar ve domuzların başta olduğu bir isyan ateşlenmiş olur. Böylece hayvanlar birlik içinde Jones yönetimini devirir ve yönetime el koyarlar.
Başta her şey çok güzeldir çünkü eskiye oranla daha çok çalışmalarına rağmen kendileri için çalıştıklarından mutlulardır. Çiftliği yöneten iki domuzdan biri olan Snowball önceden üzerinde karar kıldıkları yedi emiri duvara yazar. Böylece hayvanizmin ilkeleri ortaya konur ve çiftliğin adı “Hayvan Çiftliği'' olarak değiştirilir.
Zamanla çiftliği yöneten iki domuz Snowball ve Napolyon arasında fikir ayrılıkları başlar. Napolyon arkadaşına ihanet ederek Snowball'u devre dışı bırakır ve böylece yönetim kendine kalır.
Gün geçtikçe hayvanlar arasında Napolyon hakkında söylentiler yayılmaya başlar. Yedi Emir'e aykırı davranıldığı konuşulmaktadır ama hayvanların hepsi okuma yazma bilmediği için her dedikodu bir şekilde kılıfına uydurularak türlü bahanelerle örtülür. Eşek okuma yazma biliyor ancak hiçbir olaya müdahale etmiyor. Bu da bana aydın kesimin otorite karşısında çaresizliğini hatırlattı.
Zamanla Hayvan Çiftliği'nin Jones yönetiminden geri kalır yanı olmaz hale geldi. Hayvanlar yeniden zulme uğramaya başladı. Tavukların yumurtalarına el konuldu itiraz edenler öldürülüp hastalık süsü verildi, hayvanlar sabah akşam çalıştırılıp az yem aldılar, yaşlanan atlar kesime yollandı. Tüm bunların sonunda da Hayvan Çiftliğinin ekonomosinin kötü gittiğine dair yayılan dedikoduları bastırmak için fıçılar ağzına kadar kum doldurulup yalnızca ağız kısımlarına erzaklar serpiştirildi.
Çiftlik halkının durumu böyleyken Napolyon yatakta uyuyor(Yedi Emir'e aykırı olmasına rağmen), başında köpek bekçiler bekletiyor, her türlü erzak ve gıdadan yararlanıyordu. Hayvanlar ne zaman buna itiraz edecek olsalar Jones yönetimi ile tehdit ediliyorlardı ancak geldikleri nokta Jones yönetiminden beter haldeyi. Eseri sonunda domuz ile insan ayırt edilemez haldeydi.
Orwell bu eser ile birlikte tüm sistemlerin zamanla kirlendiğini, görüş ideoloji, yönetim ne olursa olsun ''güç'' faktörüne herkesin yenik düşebileceğini simgesel bir şekilde aktırmıştır. Bu bağlamda yalnızca günümüz iktidarları değil tüm dünya tarihi konusunda sorgulamaya sevk eden bir eser.