Gönderi

Tarih, felsefe, uzay ve gelecek dörtgeni
Puan vermedi·112 syf.··
2024 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 22:07
Aslında her şey bu iki soruyla başladı: Kimiz ve neden buradayız? "Evren"sel açıdan hiçbir kıymeti olmayan sadece küçük bilgimizle, hayatı daha işlevsel kılabilmek adına oluşturduğumuz ve kullanıyor olduğumuz miladi takvime göre M. S. yirmi birinci asırdayız. İnsalık muhtemelen var olduğu andan itibaren (bizim takvimimizin kapsama alanının çok öncesinde de) baştaki bu soruları sordu. (Elbette insanlığın içindeki meraklı çocuğu öldürmeyen ya da eski yetersiz basit cevapların üstüne konmayan tarafı.) Günümüzden yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce bu insanlar işte bu meraklı, olanla yetinmeyen ve çocuksu ruhla; hep hayatın anlamını, neden burada olduğumuzu, nasıl oluştuğumuzu sorup durdular. Bazen şimdi bakınca "amma saçmalamış" dediğimiz, bazen "vay canına bunu o dönemde nasıl fark edebilmiş helal olsun" dediğimiz tespitlerde bulundular. Ama hep sordular, gözlemlediler ve anlamak istediler. Dünyanın şekli, nasıl bir uzay içinde olduğu, güneşin ve ayın konumu, evrenin oluşumu, yıldızların anlamı, insanın nasıl oluştuğu... gibi gibi pek çok konu hakkında fikir yürütüp çıkarımlarda bulundular. Ve günümüz bilimine binlerce yıl öncesinden yol açıp ışık tuttular. Şuna inanıyorum ki, o filozoflar olmasa bugün bizler belki dünyanın şekli, uzayda bulunduğu konum, mevsimlerin oluşumu, güneşin ayın işlevi, galaksimiz, kütle çekimi, canlılığın oluşumu gibi daha nice nice konuda bilgi sahibi olamayacaktık. Belki çok daha sonra bu düzeye ulaşacaktık. Bugün o güne göre çok daha fazla şey biliyoruz, yarın daha fazlasını bileceğiz. Bugün evrenin sonu hakkında bilgimiz yok, birinci, ikinci, üçüncü seviye çoklu evrenleri tartışıyoruz. Ama yarın olabilir. İnsanın içindeki bu bilme aşkı; geçmişi, nasıl ortaya çıktığımızı bilme(tarih ve uzay) gelecek ve geçmiş hakkında dehşet verici bir merak duyma (tarih, gelecek ve uzay) ve hepsini kapsayan anlama ve kavrama aşkı(felsefe), insanın o hep ilkel kalmış -komşum dedikodumu yapmış,ayşe bana düşman olmuş, eşim güzel yemek yapmamış, trafikte ahmet bana küfür etmiş, komşu ülke en büyük düşmanımızmış, para lazım çok para lazımmış- yanının aksine aydınlık yönünü temsil eden bir döngüyü temsil ediyor zihnimde. (Felsefe ile bilim kavramlarını ayrı ayrı almadım. Bilimi de felsefe çatısı altında ele aldım.) Felsefe; uzay ve onun kapsadığı geçmiş ile gelecek arasında çift yönlü bir yolculuk. Bu yolculardan biri olabilmek dileğiyle.
FragmanlarAnaksimandros · Pinhan Yayıncılık · 2019449 okunma
·
300 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.