Puan vermedi·304 syf.··
2024 17. kitabı
Kirpinin Zarafeti’ne dair Düşünce ve Birkaç Söylem ‘’Toplumun bizim gülünesi yollarımız üzerine hiç durmadan yerleştirdiği engellere aldırmama yeteneğine tam puan veriyorum.’’ (sf 101) Bir kitaba başlamadan önce gerçekleştirilen araştırma sürecinde kitabın konusuna ilişkin edindiğim bilgiler ışığında kitaba dair az çok bir fikir sahibi oluyorum ve işlenen konuyu okuyabilmek adına belli orantında bir heves uyanıyor içimde. Ciddi bir şevkle okumaya başladığım kitabı bitirdiğimde içimde hissettiğim en belirgin duygunun hayal kırıklığı olduğu durumlarda ise beni en çok üzen şey okumak için belki de yanıp tutuşacağım bir konunun bir o kadar eksik ve kapsamlı olmayacak şekilde yazılmış olması oluyor. Bahsedilen eksiklik durumu da elbette kendimce beklediklerimin var olmaması. Hayal ettiğim ve olmasını umduğum şekilde yazılmış bir kitabı okuyamamaktan gelen bir hissiyatın sonucu bu adlandırma. Bulmayı umduğum şeyi bulamadığım için aslında kitaba değil, kendi doyuramamış olduğum arzularıma üzüntümü, kitaba dair bir hayal kırıklığı olarak yorumluyorum. Bu kitap da aslında zannettiğimden biraz daha farklı bir kurguya sahipken okuma sürecim boyunca bu durum rahatsızlık vermedi. Okurken içimdeki beklentiler kendiliğinden yeniden şekillendi ve başlangıçta umduğum kurgu işleyişi farklı bir perspektif ile karşıma çıktı. Fakat bu demek değil ki her şey nizami bir ‘’olması gereken oldu’’ hali içindeydi. Elbette bunu beklemek kitaba haksızlık hatta bunun da ötesinde böyle bir beklentinin kendisi başlı başına bir saçmalık ancak piyasaya sunduğunuz tanıtımın kitapta neredeyse hiç işlenmemesi de kabul edilecek bir şey değil, ben de etmiyorum zaten. Hayatı, insanı ve kendini felsefi bir bakış açısı ile incelerken tüm sosyal çıkarımlarını belki de toplumsal yaşamı temsil ettiği düşünülen yaşadığı apartmanı üzerinden yapan Bayan Michel’i (Renee’i) okumak benim için bir zevkti. En değer verdiğim kitap karakterleri arasına aldığım Renee, nasıl oldu da kendisiyle o kadar doluyken bunu içinde hapsetmeye çalıştı hala şaşıyorum. Kendi olmayı durduramayacağına göre gizlenmeyi seçerken bu soyutlanma haline rağmen cevheri görmeye layık kişiler tarafından fark edildiği düşünülecek olursa bunu o kadar da başaramadığını anlayabiliriz gerçi. Okuma yazma bilmeyen ve anlatılacak soyut kavramlara yabancı bir topluluğa en nadide edebiyat eserini vermek nasıl bir saçmalık olacaksa Bayan Michel de kendini kendine saklama eğiliminde bulunarak kendi içsel faciasından kurtulmuş oluyor belki de. Çünkü siz en kıymetli ve tek nüshası bulunan o eseri böyle bir topluluğa verdiğiniz takdirde o eser ısınmaya yarayan bir yakacak olmaktan öteye gitmeyecektir onlar için. Böylece Madam Michel’in kendine karşı takındığı bu muhafazakarca tutumun kendini korumak adına bir eylem olarak görülmesi de mümkün olarak atfedilebilir. Renee başlı başına kitabı götürmeye yeterken burjuva sınıfa içten bakış gerçekleştirmemizi sağlayan on iki yaşındaki Paloma ve onun çevresiyle kendisine dair düşünceleri, Renee ile bir araya geldiğinde bir bütünlük sağlıyor. Paloma’nın aidiyet duygusunu hissedememesi ve kendiyle kalma arzusu Renee ile başlıca ortak özellikleri arasında yer alabilir. Paloma’da görülen topluma karşı öfke ve kendisi ile kurduğu derinlere inmeye izin vermeyen iletişimi, yaşı da göz önünde bulundurulduğunda absürt bir durum gibi çıkmıyor karşımıza. Fakat kendisine dair fikirlerinde ve topluma gösterdiği yergilerde ukalalık değil, anlaşılır bir hakikat söz konusu. Karakterleri ayrı ayı incelediğimizde her şey gayet hoş fakat kitabın Renee ve küçük kız arasında gelişecek bir dostluğu işleyeceğine dair vaadini ben tam olarak gerçekleştirdiğini söyleyemeyeceğim. Kitap zaten olay örgüsünden ziyade karakterlerin zihin dünyası üzerine ilerlediği için çok büyük ataklar umuyor değildim ama son bölüm hariç ben Renee-Paloma dostluğunu açık bir şekilde okuyabildiğimizi düşünmüyorum. Son bölümde dahi aralarında okuyucuya yansıtılan ciddi bir diyalog görülmedi. Binaya sonradan taşınan Japon beyefendi (Kakuro) ile daha fazla konuşma gerçekleştiğini görebiliyoruz her iki taraf açısından da. Kitabın sonunda Paloma, Bayan Michel hakkında bazı düşüncelerini dile getiriyor ona beslediği güzel hisler hakkında ama bir samimiyet hissedemedim ne yazık ki. Tüm toplumu alaşağı edip felsefenin babalarına kafa tutacak zihin zenginliğine sahip olduktan sonra birbirleri hakkında net ve kapsamlı bir düşünme süreci geçirmezlerse bu samimiyeti sorgulamaya da hakkım vardır diye düşüyorum. Kakuro sadece arada bir aracı görevi üstlenecek diye beklerken birden başrol gibi bir konuma yükseldi (hatta kendi içimde bile) ve asıl odak noktası haline geldi bir süre. Burada bize yansıtılmayan kısımlar nedenliyle bu kargaşa oluşuyor okuyucuda muhtemelen ama bize niye aktarılmıyor, onu anlamıyorum. Hakkım olan diyalogları bana verin kardeşim. Kitap karakterlerinin birbiri ile olan noksan iletişimlerine rağmen beğenerek okudum. (Belki ne okuduğuma dair bir fikrim yoktur o yüzden de beğenmiş olabilirim :D). Yanlış anlaşılmasın, karakterler zaten son derece içekapanık ve kendi dünyaları ile dolu kişiler bu nedenden kesintisiz konuşmalar gerçekleşmesi beklenilemez, bahsettiğim şey tam bir arkadaşlık işlenmesi gerçekleşememesi durumu. Tabii ki şahsi fikrime ve beklentilerime göre bu yetersizlik hali. Okurken araştırmam gereken terim, kelime ve fikir akımları fazla fazla vardı. Bu rahatsız edici bir düzeyde olmasa da ‘’artık kitaba ara vermeden okumak istiyorum, yeter’’ dediğim, bilgisizliğimize bir kez daha hüzün duyduğum bazı yerler de oldu tabii. Okuduğuma sevindiğim, en çok da Bayan Michel ile tanışabilmiş olmamdan ötürü memnuniyet duyduğum bir kitap oldu. Felsefik içeriği ise çok ağır olmadığından ilgi duyulduğu takdirde çok zorlamadan anlaşılır muhtemelen. Zihin açan ve severek okuyacağımız kitapların artması temennesi ile...
Edebiyat
Kirpinin ZarafetiMuriel Barbery · Kırmızı Kedi Yayınları · 20259,8bin okunma
·
147 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
İncelemenin başında kitaptan hoşlanmadığını düşündüğüm ("kitabı bitirdiğimde içimde hissettiğim en belirgin duygunun hayal kırıklığı olduğu...") sonunda kitabı beğendiğini anladığım ("okuduğuma sevindiğim...") bir yazı ile ikizler burcu olmanın hakkı vermişsin tebrik ederim.
Tuğba
Gönderi Sahibi
Ya abababshxshs aslında beni normal şartlarda hayal kırıklığına uğratacak bir durum olmasına rağmen bunu hissetmedim ve aksine böyle ilerlemesine sevindim. Kitap beklenmedik bir şekilde ilerlediği için daha özel bir yere sahip oldu bu sefer. Ama genel olarak ikizler olmanın hakkını veririm tebrikleriniz için teşekkür ederim 🙂‍↕️✨️