Mehmed Uzun'un okuduğum her romanında kendimi o dönemin içinde yaşamış tarihi kişiliklerin dünyasında görüyorum. Yaşamak isteyip yaşayamayanlar, yaşayıpta özlem duyanlar için bir yolculuk halini alır. Her okuduğumda Kürt Tarihi'nin önemli kişilikleri hakkında yeni bilgiler öğrendiğim, onları tanıdığım, onları tanımakla kendimi de bulduğum biri oluyorum.
Okuyun.
Her kim olursanız olun. Okuyun. Kürt Toplumunu, kürtlerin yaşadığı acıları ve mutluluklarını, coğrafyasını, kültürlerini, stranlarını tanıyın.
"Dostlar... kardeşler... gelenek ve görenek, tarih ve zaman, milletlerin ve ülkelerin çadırının direğidir.
Bedbahtlar ve sahtekarlar bunun düşmanıdırlar. Buna sahip çıkan halklar şen olur, buna sahip çıkmayan halklar ise mahcup. Mahcubiyet uzak dursun bizdan amacımız şenlik olsun. Yurdumuzda âdet şudur ki, Memê Alan destanından beri yas, ancak yas ağacıyla yas sayılır. Yas ağacı süslenir ve ahali yasa oturur. Bu yüzden acele edin, ağaç kesin, doğanın renkleriyle süsleyin... Ve siz gençler, vatanımın tutkunları... siz de atları hazırlayın, koşumlarını sırtlarına vurun, yas ağacını elinize alın, güneş doğup başımızda dikilinceye kadar Sîpanê Xelatê'nin doruğu ve çevresinde koşturun; güneş bizi geçince de bu sefer yüzünüzü ovalara çevirin ve yasımızı, yüreğimizin feryadını bütün yurda ve dünyaya yayın..."
İyi okurlar.