"Masumiyet müzesi her şeyden önce aşk hakkında düşünmedir." Kitabı okuduktan sonra aşk hakkında uzunca düşünmeniz ve müzenin kurgusuna hayret etmeniz kuvvetle muhtemel.
Spoiler içermeyeceğini umarak kitap hakkında birkaç hususu belirtmek istiyorum:
.
Yazar'ın fikri , denenmemişi denemiş olması beni fazlasıyla etkiledi.Bir yandan da hayal kırıklığına uğradığımı itiraf etmeliyim.Şöyle ki;
#orhanpamuk , eşyalar üzerine bir aşk hikayesi kurgulamış ve bunu müze haline getirmiş.
Ben,yaşanmış,gerçek bir aşk hikayesinin gerçek eşyalarından müze kurmuşlar diye çok heyecanlanmıştım lakin öyle değilmiş . Yazar, tamamen o dönemin İstanbul'una ait eşyalarından hikayeyi kurmuş Ama ne hikaye bunu yapmak öyle kolay olmasa gerek.Bu sebeple gerçekten takdire şayan .Yazar'ın üslubu kitabı genel olarak akıcı kılmış ve hikaye gerçekten etkileyici. Aşka dair düşündürücü.. .
Tekstilci iş adamı Kemal Basmacı , bir butikte tezgahtar olan uzak akrabası Füsun'a aşık olur . Dışarıdan bakıldığında, Türk filmlerindeki tipik Zengin oğlan fakir kız hikayesi gibi görünse de öyle değil . Zira yüzeysel değil derin bir hikaye bu.
.
Kemal, öyle bir aşka tutulur ki bazılarımız onun aşkını sıradan, takıntılı ya da melodramik bulabilir . Yalnızca bir akraba sıfatıyla Füsun'un ailesinin Çukurcuma'daki evine akşam yemeğine misafirliğe gidebilen Kemal, tam 7 yıl 10 ay boyunca Mecnun gibi 1593 kere akşam yemeğine gidip gelmiştir . .
Bu gidip gelmeler sırasında; tuzluk, küpe, gazoz şişesi vs. Füsun'un elinin değdiği ne varsa alıp Merhamet Apartmanındaki dairesine götürmektedir. Hatta Füsun'un içip attığı 4213 izmariti de biriktirmiştir. Bu izmaritleri de Füsun'un diğer eşyaları gibi müzeyi ziyaret ettiğinizde görmeniz mümkün.