Puan vermedi·116 syf.····Okunma: 01 Aralık 2024 18:20 Sümer din geleneğinin, İbrahimi dinlere olan etkisi kuşkusuz. En başat örnek, Akad versiyonunda Utnapiştim olan Sümerli Ziusudra'nın Tufan anlatısıyla Nuh Peygamber'in Tufan anlatısının isimler dışındaki aynılığı. Bu Sümer etkisi sadece Semavi din öğretilerine değil, tüm Ortadoğu ve Akdeniz (Babil, Asur, Yunan vs.) mitolojilerine müteessir olmuştur. Bu kaçınılmazdır. Maddi ve manevi medeniyetin başlatıcısı olan Sümerliler halefleri olan diğer toplumlara sadece zirai, iktisadi, mimari, ilmi, kültürel olarak öğretmenlik yapmakla kalmamış, dini yapıları da onlara bir örnek oluşturmuştur. Çünkü dinler kümülatif ve yapıları dolayısıyla bunu reddetseler de etkilenme açısından dışarıya açık dogmalardır. Merhume M. İlmiye Çığ da bu savı bir zemine oturtmaya çalışsa, bir nebze başarılı olsa da, eseri maalesef akademik yetkinlikten ve metottan uzak. Sağlıklı ve donanımlı bir kaynak göstermekten mahrum. Bir eserin bilimsel olabilmesi için 3-4 kaynak yetersizdir. "Bir yerde okumuştum.", "Şöyle bir şey duymuştum.", "Şu yazarın şu eseri kafamdaki kuşkuları dağıttı." gibi cümleler bir bilimsel eserde olmamalı kanaatindeyim. Akla yatkın olan bazı saptamları tabii ki var. Fakat bazı çıkarımları da zorlama olduğu hissini veriyor. Mabet fahişeliği hakkındaki fikirlerinin yanlış olduğunu ileri süren akademik makaleler de mevcut. Bu eserin kaynak gösterim ve metodoloji açısından zayıf olmasının sebebinin çok yakın zamanda kaybettiğimiz yazarın akademik kimliğinin de zayıf oluşundan kaynaklandığını düşünüyorum. Kendisi Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Hititoloji mezunu, çok iyi bir müzeci, tablet kategorize etme ve düzenlemede usta biri. Sümer dili ve tarihinde de yetkin. Unvan olarak sadece 2000 senesinde İstanbul Üniversitesi'nden fahri doktorluğu var. Cumhuriyet tarihimizin önemli kültür simalarından. Ancak akademik eser yazımında atladığı birçok nokta var.