Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 01 Aralık 2024 20:11 "Çünkü benim evim ormanlar ve yalnızlık..."
Pan, Yunan mitolojisinde nehir tanrısı olarak bilinen Ladon'un güzel kızı su perisi Syrinx'e aşık olur. Fakat aynı fikirde olmayan Syrinx onun hislerinden kaçıp kurtulmak için Zeus'tan yardım dilenir. Pan tam Syrinx'i yakalayacakken Zeus onu bir sazlığa dönüştürür. Öfkelenen Pan, sazları paramparça eder fakat ardından pişmanlık duyar ve ağlayarak sevgilisinden arda kalan kırılmış sazları öper. Sazları öperken nefesinin sazlardan çıkardığı sesleri keşfeder. Böylece keşfettiği müzik aletine kaybettiği güzel perinin ismini verir.
Teğmen Glahn, Nordland'ın arkası orman önü deniz olan bir bölgesinde köpeği Ezop ile yaşamaktadır. Avcılık yaparak, ormanda yalnız yaşayan, kuşları vurmadığı zamanlarda balık tutan insanların arasına pek karışmayan bir insandır. Bir gün mesleği tüccarlık olan Bay Mack ve kızı Edvarda yanlarında doktorla beraber Glahn'a denk gelirler ve aralarında yeni bir bağ kurulur. Glahn'a ilgi duyan Edvarda güzelliğiyle Teğmen Glahn'ın aklını almıştır. Fakat aralarındaki ilişki git gelli, çok çalkantılı geçer sürekli bir didişmeye dönüşür. Kente gelen yeni bir Baron da olayların seyrini değiştirir.
Kitap boyunca Glahn'ın ve Edvarda'nın duygusal gitgellerini bazen anlamsız ve yersiz hareketlerini okuyoruz. Glahn'ın bir yandan da Demirci'nin karısı ile ilişkisinin olması fakat sürekli Edvarda'yı düşünmesi, bir yandan ondan uzak durmaya çalışıp onu unutmaya çalışırken kendi hislerine söz geçirememesi okurken beni de sinirlendirdi. Hem Eva'ya ümit verip hem de Edvarda hakkında ümit beslemesi, Edvarda'nın bir sıcak davranıp bir soğuk davranması kitap boyunca okuyucuyu isyan ettirebilir. Bu duygusal gecişlerin yanında doğadaki değişimi de çok güzel bir şekilde anlatıyor Knut Hamsun.
Pan'ın hikayesi kitapta geçmiyor ama araştırıp bir benzerlik bulacak mıyım diye yorumuma eklemek istedim ben. Çok hafif bir yakınlık olsa da kitapta en belirgin olarak Glahn'ın barut boynuzunda Pan tasviri olması göze çarpıyor ve Pan gibi ormanda yaşaması ile benzeşiyor.
Kısa kısa bölümlerle oldukça akıcı bir roman olan Pan için mutlaka okunması gerekiyor demesem de zorlu okumalar arasına alınabilir bir kitap.