kitabın kahramanı çoğu zaman aç gezen, parasızlık dibe vurunca kaldığı bir göz odadan da atılan, geçim kaynağı yazdığı makaleler olan bir genç adamdır. yazı yazacak kağıdı ve kalemi bile zar zor bulmaktadır. o kadar açtır ki, kendi parmağından kendi kanını emerek hayatta kalmaya çalışır. o kadar açtır ki, sokakta bulduğu bir portakal kabuğunu kemirir, ve o kadar açtır ki, cebi para gördüğünde bir lokantada oturup keyifle sipariş ettiği et yemeğini midesi kabul etmez, kusar. kahramanımız okadar açtır ve fakat o kadar idealist ve gururludur ki, bir kasaba girer, (olmayan) köpekleri için birkaç kemik rica eder ve bir kuytuda o kemikleri kemirerek karnını doyurmaya çalışır.
o kadar gururludur ki, aşık olduğu kızın karşısında bu sefaletinden utanır, tükürüğüyle pantolonunu ıslatıp rengi solmamış gibi göstermeye çalışır.
açlık sınırının da ötesinde dolanmakta olduğu için, en sonunda canına tak eder...