8/10
·161 syf.··
2024 41. kitabı
Birkaç yıl önce İtalya, Monza'da belediye meclisi Japon ba- lıklarının yuvarlak akvaryumlarda tutulmasını yasakladı. Yapılan açıklamaya göre balığı yuvarlak kenarlı bir akvaryumda tutmak zalimlikti, çünkü yuvarlak cam balığa bozulmuş bir ger- çeklik görüntüsü sunuyordu. Peki, biz gerçekliğin doğru ve bo- zulmamış resmine bakıp bakmadığımızı nasıl bileceğiz? Biz de görüşümüzü bozan dev bir yuvarlak akvaryumun içinde olabilir miyiz? Japon balığının gerçeklik algısı bizimkinden farklıdır ama bizimkinin daha gerçek olduğundan emin miyiz? -37 Bazıları, zamanın başlangıcını büyük patlamadan da geriye götüren bir başka modeli destekliyor. Bu modelin şimdiki gözlemle- ri daha iyi açıklayıp açıklamadığı henüz net değil; çünkü evrenin gelişimine ilişkin yasalar büyük patlama ile işlemez hale gelmiş olabilir gibi görünüyor. Eğer öyleyse, büyük patlamanın öncesin- deki zamanı kapsayan bir model yaratmanın anlamı olmaz; çün- kü o zaman var olanlar şimdiki zaman için gözlemlenebilir hiçbir sonuç sunmayacaktır. Dolayısıyla evrenin büyük patlamayla yaratılmış olduğu düşüncesine bağlı kalmamamız daha iyi olur. -46 Kuantum fiziğine göre ne kadar bilgiye ulaştığımız veya ne ka- dar güçlü bir hesaplama yeteneğine sahip olduğumuz hiç fark et- miyor; fiziksel süreçlerin sonuçlarını kesinlik dahilinde öngör- mek mümkün değildir, çünkü onlar kesinlik dahilinde belirlen- memiştir. Tersine, bir sistemin başlangıç koşullarırı bilsek bile, doğa o sistemin geleceğini temelde belirsiz bir süreç yoluyla sap- tar. Bir başka deyişle, en basit durumlarda bile doğa bir sürecin veya bir deneyin sonuçlarını dikte etmez. Bunun yerine, her bi- ri belirli bir gerçekleşme olabilirliği taşıyan pek çok farklı olasılı- ğa izin verir. Bu, Einstein'ın yorumuyla, Tanrı'nın sonucuna karar vermek için her fiziksel sürecin öncesinde zar atması gibidir. Bu düşünce Einstein'ı rahatsız etmiş, kuantum fiziğinin kurucuların- dan biri olmasın rağmen, sonradan eleştirmeye başlamıştır. -64 Kuantum fiziğine göre bir şeyi "sa- dece gözlemleyemezsiniz. Gözlem yapabilmek için, gözlemledi- ğiniz nesneyle etkileşmek zorundasınız. Örneğin, bir nesneyi alı şıldık anlamda görmek için üzerine ışık tutarız. Bir kabağın üzeri- ne tuttuğumuz ışık elbette onu çok az etkileyecektir. Ancak küçü cük bir kuantum parçacığının üzerine soluk bir ışık tutmak -yani onu fotonlarla vurmak- bile büyük bir etkiye yol açacaktır, bu du- rum tam olarak kuantum fiziğinin açıkladığı gibi deneyin sonuçla- rını değiştirecektir. -70 Kuantum kromodinamikleri veya KKD denilen kuramda güç. lü kuvvet kendi başına renormalize edilebiliyor. KKD'ye göre proton, nötron ve maddenin pek çok temel parçacığı kuarklar dan meydana gelmiştir, kuarklar fizikçilerin renk dedikleri çarpı- cı bir özelliğe sahiptir (bu nedenle kromodinamikler adı verilmiş tir, yine de, kuark renkleri sadece sınıflandırmaya yardımcı olan etiketlerdir, görülebilen renklerle bir ilişkileri yoktur). Kuarkla- rın sözde renkleri kırmızı, yeşil ve mavidir. Dahası her kuarkın bir karşı parçacık eşi vardır ve bunların renkleri de karşı-kırmızı, karşı-yeşil ve karşı-mavidir. Mesele şudur; yalnızca net renklere sahip olmayan birleşimler özgür parçacıklar olarak var olur. Bu tür nötrkuark birleşimleri elde etmenin iki yolu vardır. Bir renk ve onun karşı rengi birbirini geçersiz kılar ve böylece kuark ve karşı-kuark renksiz bir çift oluştururlar ve bu kararsız parçacı- ğa mezon adı verilir. Ayrıca, üç renk (veya karşı-renkleri) birbi- rine karıştığında ortaya çıkan net renk olmaz. Her biri ayrı renge sahip üç kuark baryon denilen kararlı parçacıkları oluşturur, pro- tonlar ve nötronlar kararlı parçacıklara örnektir (üç karşı-parça- cık da baryonların karşı-parçacıklarını oluşturur). Proton ve not- ronlar atomun çekirdeğini oluşturan ve evrendeki bütün normal maddenin temeli olan baryonlardır. -94 Evrenin başlangıcı konusuna birazdan geri döneceğiz, ama on- ce genişlemenin ilk evresi hakkında konuşalım. Fizikçiler buna şişme (inflation) diyor. Son zamanlarda para enflasyonu yüzde 200.000.000'u geçen Zimbabwe'de yaşamıyorsanız bu terim size çok sarsıcı gelmeyebilir. Ancak oldukça temkinli hesaplamala- ra göre bile evren 0,00000000000000000000000000000000001 sa- niyede 1.000.000.000.000.000.000.000.000.000.000 kat genişlemiş- tir. Bu, çapı 1 santimetre gelen bir madeni paranın patlayarak Samanyolu'nun genişliğinin on milyon katı genişliğe ulaşması gi- bidir. Bu durum, hiçbir şeyin ışıktan daha hızlı hareket edemeye- ceğini dikte eden göreliliğe aykırı görünse de, hız sınırı evrenin genişlemesine uygulanamaz. -110 Erken evrende -evren hem genel görelilik hem de kuantum kuramı tarafından yönetilecek kadar küçük olduğunda- uzayın fiilen dört boyutu vardı ama zamanın yoktu. Yani evrenin "baş- langıcından" söz ederken çok incelikli bir konuya gelip dayanıyo- ruz; evrenin başlangıcında bizim bildiğimiz zaman yoktu! Uzay ve zamanla ilgili bildik düşüncelerimizin çok erken evrene uygula- namayacağını kabul etmek zorundayız. Bu bizim deneyimlerimi- zin dışında, ama hayal gücümüzün veya matematiğin dışında de- ğil. Erken evrende bu dört boyut uzay gibi davranırsa, zamanın başlangıcına ne olur? -114 Bu görüşe göre evren kendiliğinden ortaya çıkar ve her olası yoldan başlar. Bu olası yolların çoğu diğer evrenlere karşılık gelir. Bu evrenlerin bazıları bizim evrenimize benzerken, çoğu ol- dukça farklıdır. Bunlar yalnızca Elvis'in gerçekten genç mi öldü- ğü veya şalgamın bir çöl yiyeceği mi olduğu gibi ayrıntılar bakı- mından değil, kendi doğa yasaları bakımından da farklı evren- lerdir. Aslında pek çok farklı fiziksel yasaları olan pek çok ev- ren mevcuttur. Bazı insanlar bu düşünceyle kimi zaman çokluev- ren kavramı denen büyük bir gizem yarattılar, ama bunlar yalruz- ca Feynman'ın geçmişler toplamı kuramının farklı şekillerde ifa- de edilmesidir. -115'116 Geçmişi gözlemlerimizle biz yaratırız, geç- miş bizi yaratmaz. -118
Büyük TasarımLeonard Mlodinow · Doğan Kitap · 20131,618 okunma
53 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.