Gönderi

10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 115. kitabı
YILMAZ NEBAT BUKREK Nehir Öğretmen, köy okullarında yıllarca öğretmenlik yapmaktan yorulmuş, ama eş durumu dışında tayininin İstanbul'a aldırma şansı olmayan Nehir, daha yarım saattir tanıdığı Şadan öğretmene , kağıt üzeri evlilik ile tayinini İstanbul'a aldırma teklifinde bulunup ve bir anlık şaşkınlıkla kabul gören bu teklifin sonucu. Gerçekleşen bir tayin ve gerçekte kalan ve uzun süren bir evliliğe dönüşür. Güzel giden bu evliliğin ilk meyvesi Yılmaz dünyaya gelir. Ama nehir'in ileriye yönelik ideallerini gem vurulmuş, sadece öğretmen - anne olabilmesi hak görülmüş. ""İyiliğin ve kötülüğün kapsam alanı nerede başlayıp nerede bitiyordu?"" İki kardeşi daha oldu Yılmaz'ın. Çok zekiydi Yılmaz, lise yıllarında matematik olimpiyatlarında ülke çapında derece yapmış. Başarısının yanı sıra, duygusal, içe dönük,insanları incitmekten çekinen biriydi. Ankara üniversitesi tıp fakültesini kazanmıştı. Doktor olmuştu ve ülkesinde doktorluk yapmanın zorlukları onu artık yormuştu. - Yozlaşma sonucu şiddet, saygısızlık ve ayrıcalıklı muamele görme isteğinden kaynaklı adli olaylar toplumun her alanında görülür olmuştu. Katıldığı bir sunumda ,Almanya'dan gelen aracı firma yetkilisinin anlattığı Almanya'daki çalışma koşulları ve gitme şansı Yılmaz'ın hayatına dair yeni bir rota belirlemişti. Bu durum nehir öğretmen için zor olsa da gerçekleşmek zorundaydı. Ve bu noktada da biz okuyucular da başlıyoruz "Gitmemeli Yılmazlar" demeye. Ve artık hayat Bochum Almanya'da başlıyordu. Ama gel gör ki 'Gitmek istediğimizde içimizdeki gücü vardığımız yerde bulamıyorduk! Yılmaz'ın işsiz kalması yaşadığı maddi ve manevi sorunlarla boğuşmasıyla ,o da , annesi Nehir öğretmen de çaresizdi. Nermin öğretmen, evlatları için verdiği mücadelesi ve bir eş'i vardı. Gençliğinde baş kaldırdığı, karşısında direndiği tüm yargıların ve davranışların tam ortasındaydı şimdi. Okurken şöyle bir dönüp baktığımızda tanıdığımız birçok kadın gibi! Köy öğretmeni Nehir, kadın Nehir ,anne Nehir bir yandan Yılmaz'ın mücadelesi ,bir yandan Nehir'in mücadelesi. Okurken bir çırpıda akıp gidiyor yaşanılanlar. Yazarımızın dili çok akıcı ve anlaşılır. Gerçeği yansıtan kurguya kapılıp ,akıp giderken Dünyayı etkisi altına alan virüs ile hayatlar ve ölümler acı gerçeği seriveriyor gözler önüne. Umut yüzünü gösterince Yılmaz üniversite hastanesinde yıllarını geçiriyordu artık doktor olarak. Ama ülkenden gitmiş olsan da kök salmaya çalıştığın yerlerde hayat bir sınavdı ve o hep adıyla güneşin doğduğu ülke ile sınanıyordu... Aile bağları, eğitim yetersizliği ,beyin göçü ,değişen değerler ,insanlık ,davranışlar, beklentiler, nasıl da zorlu bir mücadeleydi yaşam. Hiç bir şey "Giderlerse Gitsinler " demek kadar kolay diğildi. Olmamalıydı... Yılmaz ülkesine dönüp kendi insanı için mücadele verecekmi? Küçük kardeşleri Ahmet'in kaybıyla , daha çok geleceğine asılan Güney için , abisi gibi yurtdışı bir kurtuluşmuydu? Baba varla yok arasında yaşamaya devam ederken! Nehir öğretmen , zincirlerini kırmanın bedelini nasıl ödeyecek ti ? Demem odur ki ,yine muazzam bir okuma , yorumlara sığmayan yaşanmışlıklar ve mutlaka okumanız gereken bir kitap tavsiyesi #yılmaz #fadiktavsiyesi Her Ay Okuyanlar Kulübü
YılmazNebat Bukrek · Parlayan Kitap · 202421 okunma
··
69 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.