'Ceviz kabuklarını kır, kır şu ceviz kabuklarını
başka türlü nasıl bulur insan özünü,
kır şu ceviz kabuklarını'
Anekta ile yıllar öncesine dayanıyor tanışıklığımız. Tanıştığımız günden beri başucu kitaplarımdan biri olur kendisi. Ara ara açıp, herhangi bir sayfasında kendimi ararım. Şaşılacak şey; her defasında bulurum. Bu yüzden bu inceleme teknik detaylardan muaf bir kalbin teşekkürü olacak.
Sinem Sal'ın kalemi klasik şiirden uzaktır. O, ironiyi kendine ait bir alfabe gibi rahat kullanır. Bir salyangozu, bir cevizi, bir misketi hatta bir arıyı bile -en az bir çiçek, bir tren gibi- görebilirsiniz şiirlerinde. Bir şiir için akla en gelmeyecek kelimeleri öyle bir kullanır ki; sanki o kelimeler onun kalemiyle doğmuş, şiiriyle temel anlamına kavuşmuş gibi gelir.
Kitap sizi 'Töz' adında bir yazıyla karşılıyor ve geri kalanında 'Sinemce' şiirlerle kendi özünüze bir yolculuğa çıkarıyor. Yolculuğun her satırı keyifli diyemeyeceğim, sizi hülyalara daldıracak cinsten bir şiir üslubu yok şairimizin. İçinde; isyan, aşk, acı, sorgulama, hayal kırıklığı, yalnızlık, özlem var. Ama umut da var, hayal de var, kendine dönüş ve iyileşme de var. Tabi, herkesin yolculuğu biriciktir, bu sebeple hangisinden ne kadar düşer payınıza okumadan bilemezsiniz. Ben kitabı defalarca okuduğum için her birinde ayrı yollarda yürüdüm. Yakın zamanda okuduğum yolculuğumda ise; hayatı sorguladım, kendimi sorguladım, kendimi hem eleştirdim hem de şefkat gösterdim. Bu defa bana 'gözüne kaçan kum, kendi çölündendir başka yerde arama' dedi ve öz'ümden gelen bir çağrıya dönüştü şiirleri.
Sinem Sal ; okur kitlesi kendine özel bir şairdir. Herkese tavsiye edebileceğim bir kitap değil, çünkü 'aynı kalbin çocukları' olmayabiliriz. Bu sebeple kitaptan sevdiğim bir kaç alıntıyı paylaşmak istiyorum. Bu satırlar size kendinizi hatırlatıyor, kalbinize hitap ediyorsa en ufak bir şüpheniz olmadan kitabı alın derim. Şiir ezberinizi unutun ve kitabı öyle açın. Bir anda da bitirmeyin bence, her gün bir kaç doz şeklinde ilerlenirse daha keyifli bir yolculuk oluyor.
Bu arada şairimiz, ilk sayfasında, kitapla birlikte bize eşlik etmesi için bir şarkı listesi paylaşmış. Lezzetli parçalarla dolu bir liste bence.
'Kalbe dahil ettiklerin senin mayandır artık'
'yani ben tek gözüyle dünyaya bakan bir balık
yani sen öteki gözüyle dünyaya bakan o balık
aynı deniz dibinde, ben bir martıya dönük
sen olsa olsa taşa ve suya'
'dünya kötü bir yer olmaktan vazgeçeli çok oldu
ama insanlar alışmış bir kere'
'Anekta,
bazen batmak da yol almaktır
haklısın'
'eşiğinden çıktım kendimin, yine kendimle karşılaştım
sen değilsin inandığım:kalbim'
'yani çok üzgünüm ama
şu dengede durma işi, bir tek sirklerde alkışlanırken
benden çok şey umma dünya'
'gördüğün rüyayı alan senden
kendi uyanışındır'
Sevgili Sinem; yıllar önce karşılaştığımızdan beri yol arkadaşım olan Anekta'ya bir okurun olarak çok iyi baktım. Onu öyle çok sevdim ki her yerde mahlas olarak kullandım. Bazı sayfalarını kalbime bastıra bastıra okudum. Kiminde güldüm, kiminde gözlerimi durdurmadım. Hayat bazen güzel bazen acı bazen ise katlanılmaz olabiliyor, biliyorsun. Zor ama güzel ve umutlu bir yolculuk. Bu yolculukta bana eşlik eden arkadaşımı yarattığın için teşekkür ederim. İyi ki aynı zaman'a denk geldik ve kitabımın üzerinde imzanı görebildim. Sana sıkı sıkı sarılabildim.
Velhasıl kelam, birlikte uydurduğumuz tüm çiçekler için teşekkür ederim! Uydurulacak nice çiçeklere..
AnektaSinem Sal · Yeni İnsan Yayınevi · 201247 okunma