Gönderi

Puan vermedi·360 syf.··
2024 3. kitabı
Bir zamanlar ruhumda derin acılar vardı; hâlim pek iyi değildi. O vakitlerde bu kitaplarla tanıştığımda, elbette ki başlangıçta büyük zorluklar yaşadım. Özellikle mantık, kelâm, felsefe ve matematik gibi alanlarda yazılmış eserleri okumayı, bu metinler arasında korelasyon kurmayı ve metaforlar üretmeyi pek severim. Neye, nasıl inandığımı ve neden tercih ettiğimi sorgulayan, biraz da şüpheci bir hayat tarzım vardı. Bu risaleleri bir süre okumayı bırakmıştım. O vakitlerde birkaç kez rüyalarım da bu risaleleri gördüm; elimde tutuyor, bir şeyler okuyordum. Ancak pek aldırış etmeyerek hayatıma devam ettim. Yine de içimde bir huzursuzluk vardı; o his bir türlü geçmiyordu. Zaman geçti ve bu risaleleri yeniden görmeye başladım(İşârâtü’l – İ’caz ). İşte o dönemde bir arkadaşım, beni rüyasında görmüş. Bediüzzaman’ın masasının etrafında oturuyormuşuz ve kendisi bana ders anlatıyormuş. Fakat ders anlatırken yüzünde derin bir endişe varmış. Bana izahlar yaparken gözlerini üzerimden ayırmadan, endişeli bir şekilde bakıyormuş. Rüyanın devamında, “Sana bir şey söyleyeceğim,” demiş. Yavaş yavaş, heceleyerek şu kelimeleri söylemiş: “Uyandığında korkacaksın... U-yan-dı-ğın-da kor-ka-cak-sın...” Bu durum biraz garip gelebilir; fakat rüyanın devamında yüzüm ve ağzım yapraklarla dolmuştu. O kadar çok dolmuştu ki, üfleyerek ağzımdaki yaprakları çıkarmaya çalışıyordum. Arkadaşım bu rüyayı sabahleyin bana anlattı. İşte o gün, bu risaleleri tekrar okumaya başladım. Okurken her zaman izahlı okurum; kendi çapımda tefsir yapmaya çalışırım. O günden itibaren içimdeki kötü hisler tamamen yok oldu ve okumaya daha çok meylettim. Şimdi farklı kitaplar da okuyorum; Kur’ân-ı Kerîm’i, hadisleri inceliyorum, açıklamalarını ve izahlarını dikkatle takip ediyorum. Lâkin Üstad’ın risaleleri ve Kur’ân’a dair yaptığı açıklamalar, çekmiş olduğu sıkıntılar, zindanlardaki çileli günleri beni her defasında derinden etkiliyor. “cennet verilse bile ne ehemmiyeti var, onu bile istemem,” diyen bir Üstad’la tanışınca, gerçekten hayatımın değiştiğini daha iyi anladım. Allah gani gani rahmet eylesin. Çokça istiğfar ediyorum. Her daim Bediüzzaman’a karşı bir yakınlık, bir bağ hissettim. Sanki yıllarca hocalık yapmış, ders anlatmış gibi bir hâl içerisindeydim. Rabbim ona rahmet eylesin; bizleri de affeylesin. Herkese tavsiye ederim.. Not: Herhangi bir cemaate bağlı değilim. Yalnızca müellife bakarım, eseri yazan kişiye dikkat ederim ve yazdıklarını incelerim. Yazıları mukayese eder, değerlendiririm. Benim için fikrî şahsiyet önemlidir. "Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgâm bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir cani gibi muamele gördüm, bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım. Zaman oldu ki, hayattan bin defa ziyade, ölümü tercih ettim. Eğer dinim intihardan beni men etmeseydi, belki bugün Said topraklar altında çürümüş gitmişti." Said Nursi
Din
Gençlik RehberiBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20143,618 okunma
··
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.