Bir bilmecem var çocuklar
Haydi sor sor sor
Çay da kahvaltıda yenir ?
Acaba nedir nedir ?
Bisküvi denince akla hemen onun adı gelir
Eti eti eti..
Reklamlar da bittikten sonra incelemeye geçebiliriz...
Deneme denilince akla hemen onun adı gelir; Montaigne Montaigne Montaigne...
Neredeyse hepimizin kulaklarına çalınan, kendini entel sanan mabadı ılık liboşların diline pelesenk olan bir eser. Bu eser tabi ki de deneme denilince akla gelen ilk kitap. ;) Yazar Montaigne nin okuduğum ilk kitabı. Parmaklarımla sayfaları çevirdikçe, yazarın bakış açısını iyice merak ettim ve bazı kısımlarını saçma bulsam, saçmalamış olduğunu düşünsem de istikrarlı bir şekilde okumaya devam ettim. Çünkü kitabı okumaya başlamadan önce ve okurken hiçbir önyargım yoktu. Neden olsun ? Adı üstünde DENEMELER. Herif elbette kendi düşüncelerini yazacak, okumak istediklerini değil deyip, okumaya devam ettim. Neyse işte yazarın dilinin yanı sıra, eseri tercüme eden; Sabahattin Eyüboğlu'nun da büyük bir ustalığı vardı. (ki bu tercüme olayı eserin okunması adına, yadsınamaz bir şekilde önem arz ediyor) Bu da kitabı okutmaya önemli bir etken olmuştu benim için. Kitabın içerisinde ölüm temasını o kadar çok işliyor ki; ölümü kabul eden, iliklerine kadar işlemiş olan ben bile; yeter artık lan gebercez işte diye dediğim anlar oldu. Tamam kardeş anladık ölümlüyüz hepimiz. Kitabı okuyacaklar ya da okumayı düşünenler için şunu söyleyebilirim ki; kitap hakkında öyle aman aman büyük bir beklentiniz olmasın. Zira yazar hepimizin düşündüğü duyguları, hisleri ve günlük yaşantıları; kendi perspektifi ile değerlendiriyor. Adı üstünde "deneme" denemiş geçmiş anlayacağınız. :D
Bence siz de saçma sapan aşk kitapları ya da içi boş motivasyon veren kişisel gelişim kitapları safsataları yerine Denemeler kitabını, okumayı deneyebilirsiniz...