Niye küsmesin? İnsan küser, doğa küser , deniz küser... Hepsinin ipleri insanoğlunun elinde. İnsanın da doğanın da denizinde küsmesinin biricik sebebi bir insanlarız. Doğaya savaş, insana savaş, denizdeki balıklara karşı savaş... Bu savaşın sonu yok. Kendimiz kendi elimizle nefesimiz olan her şeyi tutuyoruz. Kendimizi bir kapalı kutuya koyup oksijensiz bırakıp ölüme bir kala o kutunun içinde yaşadığımızı sanıyoruz. Evet o kutu dünya. Nefesimiz; ağaçlar, doğamız, temiz kalabilen çevremiz denizlerimiz... Biz sadece bunlarla da yetinmeyip kendi kendimizi yok ediyoruz...
Belki deniz küsmedi şu an ama bir gün küsecek. Selim gibi, Zeynel gibi, Zühre gibi, İhsan gibi o da küsecek. Onlar gibi...
Kitabı bitireli 2 gün olmuştur. Vizelerden dolayı geç bitirdim. İncelemesine de anca vakit bulabildim. Kitabı bitirdiğimde içimde anlatacak çok şey vardı, hâlâ da var tabii ama bitirdiğim gibi keşke direkt yazsaydim diyorum. Çoğu duygumu, ilk anda bitirdiğim o andaki duygularımı ne kadar açıklayabilirim bilmem ama en güzel şekilde anlatmaya çabalayacağım. Çabalayacağım çünkü Deniz Küstü, Yaşar Kemal'in en az okunan kitaplarından biri ondan dolayı güzel ifade etmek anlatmak bir ödev gibi geliyor bana. Ayrıca değinmişken neden bu kadar az okunmuş anlam verememekle beraber çoğunun yarım bıraktığını düşünüyorum. Çünkü başlarda çok işlek kendini okutturan bir hikaye gibi gelmedi pek. Devam ettikçe sevdim devam ettikçe kendimi bütün karakterleri anlıyor buldum. Kitabı çok özümsemiş bir şekilde bitirdim.
Kitap başlarda Zeynel'in işlemiş olduğu bir cinayetle başlar. Zeynel çocukluğundan beri hep hor görülmüş, insanlar tarafından hayvan gibi muamele görmüş, annesiz babasız bir çocuktur. Genç bir delikanlı olunca kendisine de nedenini açıklayamadığı bir cinayet işler. Ve okur için de Zeynel için de diğer çoğu karakter içinde olay gelişimi başlar. Sadece Zeynel değil, kitabın ana bir diğer karakteri de Selim'dir. Selim, gençliğinde bir Rum kızına aşık olur ancak ailesi istemeyip bir gün habersizce Atina'ya giderler. Selim de yıllar yıli hep beklemiş. Daha sonraları da evlenmeyi düşünmüşse bile yapamamistir. Çünkü onun hayalinin önüne tek bir kişi gelir. Ve kendine bir ev yapıp öyle evlenmek ister. Bunun için para biriktirir ve her seferinde gittiğinde eli boş döner çünkü parası yetmiyor her seferinde. Selim'in tek aşkı adını bile bilmediği bu kız değildir. Bir diğer aşkı da yunuslardir. Yunusları çok iyi anlıyor ne dediklerini işitiyor gibidir. İnsanların denizdeki canlılara savaş açmasına karşı çıkar kendince engel olmaya çalışır. Hatta öyle ki insanlar artık onunla ilgili efsaneler uydurmaya başlamıştır. Selim bir deniz kizi ile evli ve bir sürü çocukları vardır :) Selim Zeynel'e karşı çok merhametli biridir, diğerlerinin davrandığı gibi davranmamiş ona.
Zeynel , cinayetten sonra türlü türlü macerlardan geçer ama en büyük maceralar onun hiç yaşamadığı, yapmadığı maceralardir. Hiç yapmadığı birçok şeyi gazeteler insanlar hep Zeynel'in üstüne yıkar. Zeynel burada bir kıza t*cavüz edip öldürdü, Zeynel aşığını öldürdü, Zeynel polisleri çıplak gezdirdi vs vs. Kendisiyle ilgili uydurulmuş birçok haberi gazetelerden okur ve sanki yabancı birinden bahsediyor gibi gazetedeki Zeynel Çelik'in yaptığı bazı şeylere hayran kalır. Olayın bundan sonrası anlatacak olursam çok fazla spoi olur. O yüzden kitapla ilgili düşüncelerimi yazıp noktalamak istiyorum:
İnsan, toplum çürümesinin çok güzel bir şekilde bize anlatıldığı bir roman. Betimleme seviyor olsam da biraz fazla betimlemeden ben de oksijensiz kalmış olabilirim arada:)
Günümüz insanı hep mi böyleydi, hep mi vardı bu çürümüşlük, bu vicdansizliklar, bu yalan dolan... Tarihin her safhasında bunlar her toplumda olagelmiştir muhakkak tabii de hep mi aynı hiç mi bir farklılık olmaz. Bir insanın, bir canlının: "Sadece nefes alabilenlerin değil" her varlığın hayatını almak bu kadar zor olmamıştı ve hiç bu kadar acı verici olmamıştır.
İnce Memed'teki gibi halkın uydurmaktan ne kadar hoşlandığını bazen de yeri gelince ne kadar iyi olabildiklerini, korkak olduklarını anlatmış. Kitap başlarda ilk 100 sayfa kendini pek okutturmadı, sıkıcı geldi ama devam ettikçe daha güzelleşti.
KEYİFLİ OKUMALAR