Colleen Hoover / 9 November
Sevilen ve ilgiyle izlenen bir dizinin başrol oyuncusu olan Fallon, on altı yaşında büyük bir yangından kurtulmuş ama sevdiği mesleğine veda etmek zorunda kalmıştı. Aradan geçen iki sene onu yeni kararlar almaya itmiş ve Los Angeles’tan taşınma kararı aldırmıştı. Tam da gideceği gün hayatına aniden giren Ben ile tüm günü birlikte geçirmiş ve ayrılma zamanı gelince beklenmedik bir anlaşma yapmışlardı. Telefonlaşmayacak ve sosyal medyadan takipleşmeyecekler, kısaca hiçbir iletişime girmeyeceklerdi. Her sene 9 Kasım’da aynı yer ve saatte buluşacaklardı. Yaşayacakları bu ilişki yazar olan Ben’e ilham olmuş ve Fallon’a yaşadıklarını kitap olarak yazma sözü vermişti.
Kitabımız sadece senenin bir gününü yani 9 Kasım’daki buluşmalarını anlatıyor. Karakterlerin hayatlarındaki değişimler ve her sene birbirlerine duydukları özlem ile ilerlerken, hikaye birden gizemli bir hal alıyor ve tüm bilinenleri sorgulamaya başlıyorsunuz. Gizemini ve olayların birbirine bağlanış şeklini sevdim ama bazı yerler “Yok artık! Bu kadarı da çok fazla” dedirtti. Yanlış anlaşılmarın ya da affetmelerin de bir dozu olmalı diye düşünüyorum. Genel olarak severek okuduğum, özellikle karakterlerini çok sevdiğim bir kitap oldu.
Geçmişin ağırlığıyla yaşamaya çalışan bir yazar ile güvensizliklerin esiri olmuş eski bir oyuncunun sıra dışı aşkı. Keyifli okumalar…