10/10
·112 syf.··
2017 2. kitabı
Küçük Prens'le uzun yıllar önce tozlanmış bir yığın kitabında aralarında bulunduğu evimizin bodrum katında karşılaşmıştım. O zamanlar tam hatırlayamamakla birlikte sanırım ilkokul 3. sınıfa gidiyordum. Birçok ansiklopedi, tarihi kitaplar ve yabancı dil kitaplarının arasından çekip almıştım. Kitaba ilk baktığımda neden "Küçük Prenses değil de Küçük Prens" demiştim. Kitap hakkındaki ilk eleştirim böyleydi. Kitabı sindirmeye çalışarak okumuştum, çünkü hep öyle yaparım. Okudukça Küçük Prens'i sevmiştim. Aklımda kalanlar; fil yutmuş yılan, kalabalıklar içinde yalnız olmak bir de Küçük Prens'in gezegenler arası yaptığı yolculuklar sonrasında dünyaya uğraması ve dünyadan ayrıldığı an. Küçük Prens'in dünyadan ayrıldığına o kadar çok üzülmüştüm ki, kitap her aklıma geldiğinde sanki dostumdan ayrılmışım gibi hissediyordum. Bu yüzden bir daha okumayı hiç istememiştim. Kalabalıklar içinde yalnız olmayı bir türlü anlayamıştım. Hatta çok iyi hatırlıyorum "İnsan bir çok kalabalığın içinde nasıl yalnız olabiliyor?" diye düşünmüştüm. Geçen aylarda 2. okuyuşumu gerçekleştirdim. Keşke okumasaydım. Küçük Prens bana büyümüş olduğum gerçeğini öğretti. Çocukken gördüğüm resim "fil yutmuş bir yılandı". 2. okuyuşumda gördüğüm ise bir "şapka". Koskoca fil yutmuş bir yılan, büyüdükçe nasıl da bir şapkaya dönüştü. Bu resimlere tekrar bakıp ilk okuyuşumu hatırladığımda ne kadar çok büyümüş olduğum gerçeğini farkettim. Meğer bir çocuğun düşünceleri, bir yetişkinin düşüncelerinden daha büyükmüş. Aslında sadece düşünceleri de değil. Sevgisi de... :( Sonra kendimize 'Büyük' diyoruz. Aslında ne kadar çok küçülüyoruz. Düşüncelerimiz küçülüyor, sıkışıp kalıyor, bir kalıbın dışına çıkamıyoruz. Sadece bize öğretilen şeyleri görüyoruz. Sonra sevgimiz küçülüyor. O kadar çok küçülüyor ki kimseyi sevemeyecek hale geliyoruz. Sonra koca bir kalabalık bize sadece yalnızlık hissettiriyor. Kalabalığın içinde küçülüyoruz. Biz insanlar neden büyüyoruz. Büyümek çok mu gerekliydi bize. Çoğumuz kalabalıklar içinde yalnız kaldık işte. :) Bir çiçeğe 'günaydın' demek bir yana birbirimize günaydın demekte bile zorlanıyoruz. Büyüdükçe uzaklaşıyoruz. Büyüdükçe küçülüyoruz. :(
Edebiyat
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,2bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.