Albert Camus bu, denemelerden oluşan kitabında intihar konusu içinde uyumsuz kavramını ve uyumsuz insanı inceler. Onun için uyumsuz insan:
"Uyumsuz insan nedir gerçekten? Sonrasızı yadsımamakla birlikte, onun için hiçbir şey yapmayan. Böyle bir özlem duymadığı için değil, cesaretini ve usunu buna yeğ tuttuğu için." (Syf. 75)
Albert Camus için intihar bir kabullenmedir:
"İntiharın, başkaldırıdan sonra geldiği sanılabilir. Ama yanlış olarak. Çünkü intihar başkaldırının mantıksal sonucu değildir. içerdiği razı oluş dolayısıyla, onun tam tersidir. İntihar, sıçrama gibi, en son noktasına götürülmüş kabullenmedir. Her şey tükenmiştir, insan temel tarihine geri döner. Geleceğini, biricik ve korkunç geleceğini fark eder, ona atılır. İntihar uyumsuzu kendince çözer. Onu da aynı ölüme sürükler. Ama biliyorum ki sürüp gitmek için uyumsuzun çözüme varmaması gerekir." (Syf. 61)
Ama Albert Camus her şeye rağmen devam etmemizin daha iyi olacağını anımsatır bize. Kitaba adını veren Sisifos Söyleni'nde olduğu gibi taşın her ne kadar tekrar aşağı yuvarlanacağını bilsek bile onu inatla yukarı taşımamız gerektiği mesajını verir.
Ne diyoruz:
"Şimdi yaşamak söz konusu." (Syf. 71)
Daha iyi bir inceleme yazmak isterdim. Ama kitap derin bir kitap olduğu için söyleyeceklerim eksik kalır. Okunmasını tavsiye ederim. Okuyacaklara şimdiden iyi okumalar..
Sisifos SöyleniAlbert Camus · Can Yayınları · 201511,3bin okunma