MUVAZENE
Muvazene insanın kendisiyle yüzleşmesine davettir .
Evet kapakta tam da böyle yazıyor.
Ve içeriği de öyle derinden sizi o kapıya götürüyor.
Kitap bitince istemsiz şunu da diyorsunuz ben ne okudum böyle...
Çünkü kitap daha isminden ,kapaktan ve okumaya başlar başlamaz hatta önsözden sizin kendinizi sorgulamaya başlamanızı sağlıyor.
Okurken düşünüyor, kurgu içinde gerçekler ile yüzleşiyor ve hayatın içinden gerçekleri görüyorsunuz...
Önsöz kısmına değinmeden geçmek istemem yazarımız öyle güzel ifade etmiş ki...
Yaşadığım hayatın bir anlamı olmalıydı diyor.
Sıkıcı gelen ,anlamsızlığı içinde boğulduğu hayatına anlam katması gerektiğini düşünüp varoluşunun amacını ararken de satırlar dökülmüş sonra sayfalara sonra da koca bir kitaba dönüşmüş.
Satırlar arasına kendisini gömmüş...
İyi ki de bu satırlar dökülmüş biz de okumuş olduk.
Evet kitabımız bir fantastik roman...
Ama fantastik deyip de kesinlikle geçilecek bir kitap değil.
Olayları, kurguyu ve mesajları öyle güzel vermiş ki her sayfa da daha da derine davet ediyor.
Her karakter ile başka bir şeyler yakalıyorsunuz.
Hep kolay olanı ister insanoğlu hep kendisinin olsun ister.
O şeye ulaştığında ise ulaşırken ona verileni çabuk unutur bir tarafı hep ihanete ve nankörlüğe açıktır.
Suçu her zaman başkasında arar kendine bakmaz bencildir.
Her şey ona yapılsın ama karşılık da beklemesin ister.
Farklı olanı çabuk seçer ve dışlar.
Rahata da da çabuk alışır nasıl olduğundan ziyade eğer o rahatlık bozulur ise nasıl olduğunu sorgular.
Bunları neden dedin şimdi derseniz kurgunun içinde bulacaksınız.
Yazar yaşamın içindeki değerleri bir bir işlemiş.
Bunun içinde sizi Ahmer'e, Esved'e , Naurib ve Kintsua köylerinde bol karakterli bir okuma gezdirecek,okutacak ve sorgulatacak...
Eğer insan sorgulamasını ,mana arayışını tamamlayabilse, gözünü dışarıda değil de içine açabilse her şeyi görür ve anlardı elbet. Evreni,varlığı, dengeyi...Her şeyi!