Dan Brown'ın diğer popüler kitaplarını da okudum. Melekler ve Şeytanlar ile başlayan bu serüvenim sırasıyla Dijital Kale ve Da Vinci Şifresi ile devam etmiş en sonunda da Cehennem kitabıyla son bulmuştu. Bu kitabını da sıklıkla görüyor ve merak ediyordum. En sonunda bunu da okumaya fırsat bulabildim.
Buradan sonrası içerik hakkında bilgi içerir.
Cehennem kitabında İstanbul'daki Kennedy Caddesi'ni Robert Langdon'ın en sevdiği cadde olarak tanımlayacak kadar bu şehri güzel anlatan yazar bu sefer Kartal'daki cezaevini dünyanın en kötü cezaevlerinden biri yapmış gibi görünüyor. Sanırım bu şehre olan hisleri karışık. Hepimizinki gibi...
Melekler ve Şeytanlar'da ve Da Vinci Şifresi'nde ucundan köşesinden her zaman dokunduğu Masonlara bu sefer yazar tam ortasından giriş yapmış ve Masonların tarihini, yapılanmalarını, anıtlarını, bilgilerini ve bugünkü yapılanmalarına dair çok geniş yer vermiş. Kitap Dan Brown'ın klasik Robert Langdon açılışlarıyla başlıyor. Langdon gizemli bir çağrı aldıktan sonra maceraya davet ediliyor. Diğer tarafta ise gizemli bir örgüye bağlı bir suçlunun işlediği suçlar son derece gizemli bir şekilde anlatılırken Langdon yine büyük bir kovalamacanın içinde kalıyor. Bu açıdan zaman zaman sıkıcı olsa da genel olarak sürükleyici bir roman olmuş diyebilirim. Bazı anlarda sıkıcı olmasının sebebi ise Amerika ile ilgili çok fazla tarihi bilgi vermesi. Bunlar Amerikalılar için çok büyük anlamlar ifade ediyor olabilir ama doğal olarak bazı tarihi bilgiler bize bir anlam ifade etmiyor. Ancak genel olarak beğendim. Keyifli okumalar...