Aile Cinayetleri polisiye-gerilim'in yanı sıra günümüzdeki toplumsal sorunlara oldukça yerinde, etkili bir şekilde parmak basıp olayları bunun üzerinden değerlendiriyor. Olayların merkezindeki kişi Bilge Hanım. Kendisi artık çok yaşlanmış ve bir huzur evinde kalan günlerini geçirmektedir. Bir gün hayatta kalan tek oğlu kendisini ziyaret eder ziyaretin hemen ardından Bilge Hanım vefat eder. Dedektifler oğluna ulaşmaya çalışır ancak bir kaç saat sonra oğlu da şüpheli bir şekilde ölür. Kitap bu noktadan sonra bize Bilge'nin genç kızlık hayatından, evliliğin ilk yıllarına, orta yaşlılığı ve en nihayetinde günümüze kadar gelen süreçte yaşadığı ıstırapları ve bunun sonucunda ortaya çıkan farklı karakterdeki aile üyelerinin duruma bakış açısını anlatır. Yazar bazı cinayetlerde katili bilerek okura sunuyor ancak burada önemli olan "neden?" cinayet işlendiği. Aile kavramının kutsiyetinin yanı sıra toplumsal baskıyla "Herkes bir aile kurmalıdır." düsturunu günümüzün dinamizminden ötürü, önüne insanların mental sağlığını koyarak bir kenara itiyor.