Koku, 18. yüzyılda Fransa'daki kimsesiz bir gencin seri katilliğe giden ilginç hikayesini konu alıyor. Kahramanımız kokulara karşı inanılmaz ölçüde duyarlı, istediği herhangi bir kokuyu elde etmek için ise cinayet işlemekten bile kaçınmayacak kadar tutkulu ve tehlikeli.
Çok sık elime alıp okuyamıyorum. Akşamları çocukların uyku öncesi masalını okuduktan sonra ancak okuyabiliyorum. Okurken de uyuyup kalıyorum. Masal ve Koku birleşip yeni kurgular oluşturuyor zihnimde, ilginç bir şekilde. Seri katilin hikayesinden çok bu katilin çocukluk travmalarına odaklanıyorum nedense. Belki yazar da okuyucuda bunu hedeflemiştir, bilemiyorum. Sürükleyici bir kurgu eser. Çok beğendim.