Tam sandalyeye oturmak üzereyken sandalye ardınızdan kaymış da yere kapaklanmışsınız gibi bir histi, bu kitabı okumak. Önce idrak edemiyorsunuz, sonra avuçlarınız yerle buluşuyor. O birkaç saliselik boşluk ânı, bir de bakmışsınız yerdesiniz. Birkaç saniye oturup sonra kendi kendinize gülerek kalkmaya yeltenirsiniz, sonra güleç yüz ifadeniz hissettiğiniz acıyla solar ve kaşlarınız çatılır. Yüzünüz buruşur ister istemez. Ayağa kalktıktan sonra ellerinizi birbirine vurup silkeler ve yine gülersiniz. Sandalyeye doğru hareketlenir, oturursunuz.
Bu kitabı okumak işte böyle hissettirdi.