Gönderi

Puan vermedi·524 syf.··
2024 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 13:15
Masumiyet Müzesi belki de ismini sayısız kere duyduğum, aşk romanı olarak nitelendirilen, herkesin eşsiz biçimde övdüğü, gerçeğe dökülmüş, müzeye dönüştürülmüş bir eser. Belki bu cümleler size yanlış gelecek ya da fikir ayrılığı oluşturacak ama hiçbir zaman aşk demeyeceğim bu esere. Üzgünüm biraz realist bakmak gerekiyor. Neye aşk deniliyor tam olarak. Kemal’in Füsun’u sevdiği halde korkak kalbi yüzünden Sibel ile nişanlanmasına mı? Ya da Füsun’un evli olduğu halde Kemal ile göz ilişkisi kurmasına mı? Kemal karakteri asla sevmeceğim bir karakter oldu. Tamamen kendi çıkarlarını düşünen, cinsel arzularını yüksek ve sapkınlık derecesinde yaşayan ve bu yaşadıklarını aşk adı altında nitelendiren basit bir karakter benim için. Sizce Kemal de olan gerçek aşk mı yoksa elde edemeyip hayatından kaçan Füsun’a duyduğu bir takıntı mı? Sizce gerçekten bu denli aşık bir adam birini severken başka biriyle nişanlanabilir mi? Üstelik sözü geçen biri. Sessiz bir karakter olmadı son ana kadar. Yine aynı şekilde Füsun.. Hangi kadın bir adamın hayatında biri olduğunu bildiği halde apartman içinde onunla beraber olmayı kabul eder? Sizce Füsun’un duyduğu bu şeyin aşk olma ihtimali nedir? Tek tek analiz yapacağım çok karakter var ama son olarak Sibel. Neden bu kadın daha detaylı işlenmedi bu eserde yaşadığı derin acılar ele alınmadı. Sibelin duyduğu şey de romanda aşk olarak işlendi. Aşk nişanlının başka bir kadınla birlikte olduğunu öğrendikten sonra onu iyileştirmeye çalışmak mıdır? Çok üzgünüm bu güzel duygununun bu şekilde yazılmasına. Bu başlık altında ele alınmasına. Değinmeden geçmek istemediğim bir yer var ki: Füsun’un daha önce kimseyle birlikte olmaması ve Kemal‘in onu ikna etmeye çalışırken bunu modernleşme ile ifade etmesi. Gerçekten bu kısmı okurken ruhum daraldı. Kemal’in içinde bulunduğu durumu nasıl adlandırabileceğimi bende bilmiyorum. Takıntılıktan ilerisi olmadı. Bu öyle bir takıntı ki Füsun’un dudaklarının değdiği binlerce izmariti sakladı. Bir bakımdan bakıldığında biraz korkutucu da geliyor. Başta belki bu kadar bağımlı değildi Füsun’a çünkü Füsun hep oradaydı. Orda olduğunu biliyordu. Merhamet Apartmanı dendiği zaman Füsun için akan sular dururdu diye düşünüyordu belki de. Ama ne olsa orda diye umursamadığımız her şey bir gün sessizce bulunduğu yeri terk eder. Füsun da böyle yaptı ve gitti. Gittikten sonra Kemal için daha kıymetliydi. Çünkü artık ulaşılamayacak konumdaydı. Aradan geçen yıllar Kemal’in aşk adı altında ki takıntılık durumunu şiddetle arttırdı. Çok hayal kırıklığına uğradığım bir eserdi..
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
·
83 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.