Loressima adlı yazarın Gökçen serisinin ilk kitabını bitirdim. Hikaye iki asker çocuğu olan Gökçen ve Murathan'ın hayatını anlatıyor.
Okurken hele bir sahne var ki duygulanmadan edemedim. Ne yazık ki Hakkari'de yaşanan çatışmada ikisinin de babası şehit düşer.
Artık ikisinin de kaderleri aynıdır. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Ailelerine de sabırlar versin.
Gökçen duygusal inatçı deli dolu tek hayali doktorluk olan bir genç kızdır. Okurken kendime çok benzettim.
Yıllar sonra ise Doğu'ya doktorluk görevini yapmak için gider ve orada Murathan'la karşılaşır.
Bir de gittiği yere Nuh'un şehri diyorlarmış. Nuh'un gemisi burada durmuş. Onu öğrendim mesela.
Kitabın içinde anlatılan hikayeye bayıldım.
Hele bazı sahneler var ki okurken çok eğlendim. Beni de hindi kovalamıştı mesela
Bir de Gökçene talip çıktı iyi mi? Abdullah ağayı ise okurken çok sevdim. Ağa denilince genel de sert mizaçlı biri aklımıza gelir. Bu ağa ise tam tersi.
Duru'yu da okurken çok sevdim. Bazı yönlerimiz çok benziyor. Genelde okurken hem eğlendiğim hem de üzüldüğüm bir hikayeydi.
Puanım 10 üzerinden 10.