·346 syf.····Okunma: 11 Aralık 2024 10:22 Dünya klasiklerine girmiş bir kişisel gelişim kitabı. Ama öyle "yürü be kim tutar seni" diyerek gaz veren bir kitap değil. Hatta aksine bu görüşe karşı çıkan, herşeyin sağlam ve yavaş adımlarla ilerlemesi gerektiğini savunan bir kitap. Kitaptaki "İstikrarlı ilerleyen kaplumbağa, kendisinden çevik ancak sistemsiz ilerleyen tavşanı geçer" cümlesi bunu özetliyor.
Kitap yazılalı 100 yıldan fazla olmuş ve dönemin Fransız gençliği incelenerek yazılmış. Her ne kadar hedef kitle gençler olsa da kitabın ilk bölümleri herkese hitap edecek şekilde. Fakat sonraki bölümler direk öğrencilere yönelik.
Teoride güzel ama pratikte biraz baskıcı bir kitap. İnsanın kendini kitaptakilere göre şekillendirmesi (özellikle zamanı kullanma ve karakterin değiştirilmesi konusu) insanın doğasını zorlar çünkü robot değiliz. Yani "Bu kitabı keşke daha önce okusaydım daha farklı olurdu" görüşü biraz ütopik geliyor. Her yaşın hayata bakış açısı farklıdır. Dolayısıyla öğrencilik zamanlarında bu kitabı okumak tabii ki önemli ve tavsiye edilir ve okunmalıdır da. Kitabı okuduktan sonra o yaşın hayata olan bakış açısıyla kökten bir değişim mümkün değildir. Ama gençlere yol göstermesi, kafalarında bir ışık yakması bakımından değerlidir. Hatta gençlere cinsellik üzerinden tavsiyelerde bulunmakla da farklı bir duruma temas etmiştir.
Kitap kendi içinde 2 bölüm şeklinde düzenlenmiş; teorik ve uygulamalı bölüm.
Teorik bölümde irade terbiyesinin önündeki engeller, bu engelleri oluşturan düşünceleri ve teoriler incelenmiş. Takip eden bölümlerde zihin alemi ve duygulanım hallerinin irade psikolojisi üzerindeki durumları ve etkileri, iç tedbirler olarak derin düşünmenin ne demek olduğu, irade terbiyesindeki yeri ve bunun üzerinde nasıl icra edileceği, derin düşünmeden sonra eylemin rolü ve irade terbiyesinde vücut sağlığının önemi anlatılmış.
Uygulamalı bölüm direk öğrencilere yöneliktir. Kişisel tefekkür içinde mücadele edilmesi gereken düşmanlar ve çalışmanın saadetine değinilmiş, eğitim sistemi sorgulanmış.
Pedagog yazar Jules Payot'un bu kitabı okunmalıdır, gençlere okutulmalıdır.
Kitaptan yaptığım alıntılar içinde en çok aşağıdaki alıntı beğenildi. Güzel bir benzetme :)
"Her yemek kadın için piyano üzerindeki birer nota gibidir"
İyi okumalar