Yıllar önce bebeklerini kaybeden Harrington ailesi, evlerinde çıkan yangından sonra şehirden uzaklaşıp ormanın içinde, sessiz bir malikâneye yerleşiyor. Ancak bu sessiz kaçış, beraberinde hiç beklenmedik olayları getirir.
Ailenin annesi Jeannie, yaşadığı acılar yüzünden çok hassas. On üç yaşındaki kızları Hera’nın ormanda bir bebek bulması her şeyi değiştiriyor. Jeannie için yeni bir başlangıcın umudu olurken, dadıları Rita’nın vicdanıyla kalbi arasında sıkışmasına neden olur. Ancak masum görünen bu gelişme, karanlık sırların ve bir cesedin ortaya çıkmasıyla yerini tehlikeli bir hikâyeye bırakıyor.
Derken işler daha da karmaşıklaşıyor…
Kitap, geçmiş ve günümüz arasında gidip geliyor. Geçmişte ailenin yaşadığı bu trajik olaylara tanık olurken, günümüzde Sylvie adında bir annenin hikâyesini okuyoruz. Sylvie, uzun bir evliliği geride bırakıp yeni bir hayat kurmaya çalışırken, beklenmedik bir haber alıyor ve kendini geçmişle bağlantılı olayların içinde bulur.
Bu tarz eserleri okumaya bayılıyorum, özellikle de böyle sürükleyici olanlarını! Yayınevi bu türde bizlere gerçekten en mükemmel kitapları sunuyor. Geçmiş ve gelecek arasında öyle bir mekik dokudum ki kitabın nasıl bittiğini bile anlamadım. Olaylar hem sarsıcı hem de inanılmaz merak uyandırıcı bir şekilde ilerliyor. Karakterlerin yaşadıkları, gizemlerin çözülüşü ve hiç beklenmedik detayların ortaya çıkışı beni kitaba dahafazla bağladı.
Bu tarz eserleri okumayı seviyorsanız mutlaka şans verin derim!