Fyodor Dostoyevski denilince akla ilk olarak o muhteşem psikolojik tahliller gelir ve okumaya başladın mı kendini dünyadan soyutlanmış olarak bulursun. Yaşamakta olduğumuz dünyadan kendimizi soyutlamak ise bu çağda yapılacak en iyi terapi yöntemidir. O halde Dostoyevski okuyalım. :)
Sanıyorum ki #k:117542yı okuyan herkes kendini Raskolnikov’un yerine koyacak ve o suçun kaçınılmaz cezasını çekecek. Ancak kendini yani baş karakteri sorgulamaya gücü yetecek mi bilemiyorum. Asıl mesele de burada başlıyor.
Cemal Süreya ne demiş:
“1931 yılında doğdum. 1937 yılında annem öldü. 1944 yılında Dostoyevski’yi okudum. O gün bugündür huzurum yoktur. Biyografim bu kadar. “
Keyifli okumalar.