Gönderi

9/10
·160 syf.··
2024 26. kitabı
×××××××××××SPOILER İÇEREBİLİR ×××××××××××× Kitap boyunca batı ve doğu arasında gidip geliriz. Batıda serbestçe yaşanan şeyler doğuda belli kılıflara uydurularak yaşandığı gibi iki taraftada düzgün hayat süren kişiler var. Kitpa boyunca kadınların gördüğü bir sürü şiddet anlatılıyor. Doğuda babasının, abisinin isteğiyle evlendirilen kadın ki bu bazen bir adamın bilmem kaçıncı eşi olarak oluyor, batıda aşk adı altında yaşanan ve bir sürü kadının intiharıyla sonuçlanan oyunlar. Mustafa Said bu iki kültürün ortasında duruyor kökleri doğu geleceği batı. Çocukken keşfettiyi üstün zekasıyla Hartum'dan Londra'ya kadar sürüyor eğitim hayatı. Saygı değer vir akademisyen oluyor . İntiharına neden olduğu kadınların mahkemesinde bile bu saygınlığı ve akademik kariyeri yüzünden insanlar suçsuzluğunu savunuyor, konduramıyorlar. Aynı şekilde Avrupa'dan döndükten memleketinde de tek eşli çocuklarını büyüten, entelektüel saygın bir adam olarak yaşamaya başlar, anlatıcımızın bildiğini kimse bilmez ve herkes ona saygıyla yanaşır. Bu ne iki yüzlülük değil mi. Aynı Batı ve Doğu'nun iki yüzlülüğü gibi. Bir taraf dini kendi isteklerine göre evirip çevirip kendi arzularına alet ediyor, tüm günahları kelimelerle oynayarak kılıf uydurup kendilerini melek ilan ediyor, Batı'ysa etik değerleri ve disiplinli bilimleriyle kusursuz imaj çiziyorlar. Oysa Doğu'nun da Batı'nın da temeli insandır. İkisi de bir insan kadar iki yüzlü, bir insan kadar saftır. Romanda Doğu ile Batı'ya karşı en tarafsız bakan kişi anlatıcı. Hüsna'nın başına gelenler üzerinden doğduğu topraklardaki insanları sorguluyor. Hüsna'nın ölümü ile Jean'nın ölümünü benzettim. İkisi de kalbinden hançer yiyerek ölüyor. Ama Jean ile Mustafa arasındaki ilişki tam Doğu ile Batı arasındaki ilişki gibi...hırpalanma, tutku, şiddet, hayranlık. Sonunda Mustafa'nın mağlup olduğu zaferle bitiyor. Hüsna ise doğduğu coğrafyanın kaderiyle mücadele ederken mağlup görünse de zafer çalıyor. Kadınlara karşı aşağılık bir bakış açısına sahip yetmişlerinde sayısız kadınla evlenip boşanmış (yaptığı zinaları evlilik adı altından mazur kılıyor) , "eşlerini" aldığı eşeklerden farklı görmeyen bir adama karşı direnerek hem onu hem kendini öldürüyor. Herkes yas tutup Vaad Reis için üzülürken diğer eşi zılgıt çekiyor, haketti diyor. Kitap içinde düşündüren kafamı kurcalayan çok simge var. İlk okuduğumda sevmedim. Anlatılan şeyler kötü etkiledi. Ama üzerine düşününce gerçekleri çok güzel anlattığını farkettim.
Kuzeye Göç MevsimiTayyib Sâlih · Ayrıntı Yayınları · 2016491 okunma
·
48 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.