Hüseyin Nihâl Atsız ile tanışmam lisede okuduğum ‘Bozkurtların Ölümü’ ve ardından ‘Bozkurtlar Diriliyor’ kitaplarıyla olmuştu. O dönem bu kitaplardan sonra çoğu Orkun ve Atsız Mecmua’da yayımlanmış yazılarından oluşan kitapları olmak üzere kütüphanede bulabildiğim bütün Atsız kitaplarını okuduğumu hatırlıyorum. Böylece Atsız en çok sayıda kitabını okuduğum yazar oldu.
Bunca yıl sonra tekrar Bozkurtlar (Ciltli) ’ı -bu kez kendime ait, ciltli güzel bir baskı- elime aldım. Göktürklerin tarihi üzerine kurgulanmış “Bozkurtlar” dönemin bozkır hayatını tarihi karakterler üzerinden yalın ve merak uyandırıcı bir şekilde anlattığından çok daha kısa sürede bitirilebilecekken ben yıl sonu iş yoğunluğundan fırsat buldukça okuyarak birkaç günde bitirdim bu romanı. Yazarını ölümsüzleştiren bu eser Atsız’ın başyapıtı, benim de başucu kitabım olarak benimseyeceğim kadar beğendiğim dev bir eser...
Eser, ‘Bozkurtların Ölümü’ ve ardından ‘Bozkurtlar Diriliyor’ şeklinde iki kitap olarak yayımlanmış; sonradan yazarın izniyle tek kitapta “Bozkurtlar” olarak birleştirilmiş. Başından sonuna kadar okuma heyecanını diri tutan “Bozkurtlar” Göktürkler Döneminde geçiyor. Her karakterin hikayesinde o coğrafyada yaşadığınızı; Tanrı Dağında, Altaylarda, Ötüken’de onlarla at koşturduğunuzu hissediyorsunuz. Okurken Göktürkler dönemini karakterleriyle, savaşlarıyla, yaşam mücadeleleri ile yazar ne güzel anlatmış diyorsunuz.
İki gün önce bu Türklük aşığı Atsız Ata’nın ölüm yıl dönümüydü. Ben de ‘Bozkurtlar’dan sonra okuma sıramda olan ‘Deli Kurt’u ardından ‘Ruh Adam’ı okuyarak onu yad etmeyi planlıyorum.
“Vaktiyle bir Atsız varmış derlerse ne hoş,
Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş?”
Bende de var Bozkurtlar, iki yıl kadar önce edindim ama satın almamıştım, nerden edindim deminden beri hatırlamaya çalışıyorum. Henüz okumadım da ama 2 alıntı ( #208030454 ) … ( #147430936 )eklemişim kitaptan. Dilerim 2025’te okuyabilirim. Size de yeni Atsız okumalarınızda keyifli okumalar dilerim.
.