Öncelikle kintsugi seramik sanatından bahsetmek istiyorum. Japon seramik ustaları bir zahmetle hamur haline getirip pişirdikleri seramikler kırılınca atmak yerine onları altınla tekrar bir araya getirirlermiş. Çünkü yoğurup pişirdikleri o hamurun bir ruhu olduğuna ve seramik parçalansa bile ruhunun ölmeyeceğine inanırlarmış. Ve dünyadaki binbir zorlukla mücadele eden bu seramik parçalanınca altınla sırlayarak kırıklıkları gözler önüne sererlermiş. Öyle ki o seramiği kıymetli yapan kırıklarıymış.
Hayata da bu felsefe ile yakalaşan doktor Navarro, uyguladığı terapi süreçlerinde hastalarının ruhlarına hitap etmeye çalışıyor. Kapakta "Mutluluğu bulmak için kusurlarınızı kucaklayın" deniyor. Aslında bu çok sık duyduğumuz bir cümle. Peki kusurlarımız doğuştan mı? Hayır, değil lakin koşullarımız doğuştan. Koşullarımız ve hayata bakışımızla birlikte gelişen kusurlarımızın kaynağı nedir? Yine hepimiz bildiği bir cevap; acı! Acı duymak kusurlarımızı daha da arttırıyor. Bizim acı kaynaklarımız neler?
Hem içsel hem dışsal acı kaynaklarımız var; sıkıntılı durumlar, hayal kırıklığı, değişim, yargılarımız, gerçekler ve hayal gücümüz. Bazılarını kontrol edebiliyor bazılarını ise kontrol edemiyoruz. Bu nedenle karşılaştığınız acıları analiz etmek ve tepkilerimizi ona göre vermek hususunda yazar bizi uyarıyor.
Sıkıntılı durumları elimizden geliyorsa çözmeye çalışmak.
Hayal kırıklıklarını kabullenip yola devam etmek.
Değişen hayata uyum sağlamak,
Yargılarımız olmadan, anali ederek yaşamak,
En önemli gerçeği özümsemek; dünya bir peri masalı değil,
Hayal gücümüzün sınırları bilerek bizi taşıdığı duygu durumun farkında olmak.
Acılarımızı altınla sırlarken çok dikkatli olmak, kendimizi tanırken ve yeniden inşa ederken yürekten var olmak için özene ihtiyacımız var. Tüm bu aşamalardan sonra bizi bekleyen ruh hali ise duygusal güçlülük. Sizde kendizi altınla sıralamak istiyorsanız buyurun okumaya.
Tomas Navarro