Dizisi iyi
8/10
·558 syf.··
2024 405. kitabı
Sonraki kitaba geçmeden hazır herşeyi hatırlıyorken inceleme yazıp aklımdaki notları aktarayım. Benim yazdıklarım genelde detaylı incelemelerden çok yorum ve dikkatimi çeken noktaları yazmak üzerine oluyor. Eğer ilginizi çekmiyorsa baştan uyarayım hiç okumayın:) O zaman başlayalım. Öncelikle incelemeyi yazmadan önce Barış Özcan'ın videosunu izledim. Sadece diziyi izleyerek özetini yapmış sonda da bir takım bana göre aşırıyorum sayılabilecek fikirler yürütmüş. Buna en son yine değineceğim. Kitabın konusu kısaca şöyle : Silo denilen devasa bir yer altı şehri var. Buranın tarihi ve ne için yapıldığı bilinmiyor. Araştırmak isteyenlere de engel olunuyor. Bunu araştırıp gerçeği çıkarmak isteyenler ve bunun üstünü örtmek isteyenler arasında geçen gizemli olaylar anlatılıyor. Bir çift bebek sahibi olmak istiyor ama kontrollü doğum yapılmasına izin verildiği için seçilmiş kişiler bu hakkı elde edebiliyorlar. Onlar bazı şeyleri keşfediyor. Silodan çıkmak istediklerini söyleyip dışarı çıkıyorlar. Dışarı çıkış yasak ama isteyen olursa çıkıyor ve tekrar içeri giremiyor. Dışarı çıkmak isteyen kişi/ler Silo'nun sevilen şerifi ve eşi olunca da bazıları şüphelenip bunun neden olduğunu araştırıyor.Daha sonra da araştırdıkça başka şeyler keşfediliyor. Silo'ya, Silo'nun tarihine, dışarıya dair bilgiler... Kısaca böyle. İçinde çok fazla merak unsuru olduğu için sürekli acaba şimdi ne olacak dedirtiyor. Ama maalesef o kadar saçma yerlerde , o kadar saçma ve uzun betimlemeler var ki insan bunun konuya dahil olacağını düşünüp ümitleniyor. Ve malesef sadece betimleme yapmış olmak için yapıldığını görünce de ne zaman bitecek diye sabırla beklemek zorunda kalıyor. En azından bende böyle oldu. Çok gereksiz uzatmış ya!.. Hayır çok başarılı bir edebiyatçı olsa o duyguyu verse ona da amenna ama lambayı açıp kapatmasını bile bu kadar uzatmanın ne anlamı var ya! 560 sayfa falan ama kitap tecrübeli bir yazar tarafından yazılsa maksimum 300 sayfa olurdu. İlk kitabı olduğundan tecrübesizliğine veriyorum. Umarım sonraki kitaplar da böyle değildir. İkinci eleştirim, bölümler sanki dizi çekilsin diye en heyecanlı yerlerinde kesilmiş. Tamam olabilir merak edip devam ederiz. Ama bazı yerler o kadar kapalı ki noldu şimdi diyorsunuz. Olayın açıklaması sonraki bölümde olması lazımken birşeyler ima ediliyor orda da açıkça bir kesinlik yok. Bulmaca çözelim istiyor ama herkes ne anlıyorsa artık :D Uyuz oldum ya bu kitabı kenara fırlatıp atardım ama dizisine şükretsin. Daha fazla uzatmak istemiyorum ya direkt söyleyeyim hoşuma giden kısımları. Dizisi güzel ve gerçekten inanılmaz işlenmiş kitabın aksine. Kitapta olmayan bir sürü eklemeler var. Bunlar daha sonraki kitaplarda mı var da diziye eklenmiş yoksa senaristler bu adamdan daha iyi hikâye anlatmayı biliyor da eklemişler orasını daha bilmiyorum. Son kitabı okuyunca inşallah , karar vereceğim. Dizisine verdim puanı. Bu kitabı okuyup gerçekten başarılı bir iş çıkarmışlar. Kitap aynı etkiyi vermiyor. Barış Özcan'ın videosuna gelirsek, Silo'yu Platon'un mağara alegorisine benzetmiş. Ordaki insanların aydınlanıp dış dünyaya çıkmasına gönderme yaptığını düşünüyor. Aslında bakınca tam olmasa da buna yakın olduğu söylenebilir. Ama yazarın o kadar derin bir altyapıya sahip olduğunu düşünmüyorum malesef. Eğer öyle bir düşünceden yola çıkarak yazsaydı bunu roman içindeki farklı detaylarda da görürdük. Daha ne söyleyeceğini bilmeyen karakterlerin yarım bıraktıkları cümlelerle dolu bir kitaptan hiç beklemiyorum bunu. Ha yine de böyle düşünmek isteyip okumak istiyorum da denilebilir ona da saygı duyarım. Hikâyenin sonunu merak ettiğim için okumaya devam edeceğim ama ben pek sevemedim.
SiloHugh Howey · İthaki Yayınları · 2020873 okunma
·
423 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.