10/10
·512 syf.··
2024 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2024 23:44
Tek kelime ile bu kitabı tarif etmem istenseydi “fevkalade” derdim. Son zamanlarda okuduğum en etkileyici ve sürükleyici kitaptı. Patriarkal toplum, radikal İslam, Komünizm ve aşk kıskacında kalmış bir kadının yaşadıkları oldukça etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Kitabın ana karakteri ve anlatıcısı Masume Sadıki karakteri olayların içinde savrulan bir karakter durumundadır ve olaylar aşağı yukarı 40-50 yıllık bir zaman dilimine yayılmaktadır. Önce patriarkal toplum ve radikal İslam’ın baskısı nedeniyle hayatı tümüyle kısıtlanıyor ve devamında istemediği bir evlilik yaparak Komünizm ile tanışıyor. Komünist eşi etkisiyle toplumsal duyarlılığı artıyor fakat eşinden gerekli “eş desteğini” göremediği için de siyasete tamamen cephe alıyor. Ve elbette hemen herkesin en az bir defa yaşadığı “aşkın güzelliğini” tadıyor -evlenmeden önce. Öylesine saf bir aşk ki tarifi imkansız fakat yazar bu aşkı şöyle tarif ediyor: “Bütün gençliğim, alnıma yazılan bu aşk yüzünden mahvoldu (s. 508).” Ve gerçekten de kitabın sonuna kadar ve belki de ömürünün sonuna kadar Masume bu mahvolmuş aşkın izlerini yaşıyor hayatında. Bunlara ek olarak kitapta radikal İslam’a oldukça iyi bir şekilde değiniliyor. Önce Şah Dönemi’ndeki radikal İslam ve sonrasında Humeyni Dönemi’ndeki siyasal İslam’ın kadın yaşantısına nasıl etki ettiği oldukça iyi bir şekilde işleniyor. Öyle ki yazar patriarkal topluma karşı olmasına rağmen söylemsel düzeyde patriarkal baskının izlerine kitapta istemeden yer veriyor. Bu duruma iki örnek vereyim: “Bu iyi bir kısmet. Adam tüccar ve bu kızla nasıl baş edeceğini biliyor; onun yoldan çıkmasına izin vermez (s. 85).” “Gördün mü kardeşim, senin için ne kadar güzel bir kız bulduk (s. 132).” Kadının maalesef metalaştığından kitapta dem vursa da yazar kendisi de bu hataya birkaç defa düşüyor. “Yaşadığın toplum düşünceni şekillendirir, ne kadar uğraşsan da hepsini söküp atamazsın” diye bir ifade var; onun karşılığı aslında olan bu durum. Ve tabii kitapta yine evlenen kadının -evlenmeden önce kıymet görmediği- baba evinde nasıl da kıymet gördüğü oldukça iyi bir şekilde aktarılıyor. Kitapta en çok beğendiğim noktalar ise psikolojik tahliller oldu. Bu bakımdan oldukça zengin bir içerik sunuyordu. Bir diğer dikkat çekici nokta da ebeveynlik üzerine de çok iyi değerlendirmeler ve yol göstermeler mevcuttu. Kitabın ana konuları göz önüne alındığında yan konuların bu denli iyi işlenmesi kitabı daha okunabilir kılıyor. Şunu da eklemeliyim ki kitabın her birkaç sayfasında bir gözleriniz muhakkak buğulanacak. Son olarak İran’daki yaşama dair birkaç film önerisi bırakayım: Leyla (1997) Leyla’nın Kardeşleri (2022) Kutsal Örümcek (2022) Kitapla, filmle, sanatla kalın. İyi okumalar.
Edebiyat
Payıma DüşenParinoush Saniee · Yordam Kitap Yayınları · 20202,406 okunma
·
857 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yusuf
Gönderi Sahibi
Buraya kitaptaki konularla birçok noktada özdeşleşen bir film daha eklemiş olayım: Kutsal İncirin Tohumu (2024)