Gönderi

On'urunla yaşa, on'urunla öl...
Puan vermedi·776 syf.··
2024 177. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2024 11:21
Adım Kızıldere suyum kan 30 Mart günüydü gördüklerim kanlı katliam -- Mahir Çayan kimdir? Mahir Çayan, 1946 yılında Samsun’da doğmuş, Türk Marksist-Leninist devrimci bir liderdir. Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi'nin (THKP-C) kurucularından biridir. 1970'lerde, dönemin sosyalist hareketlerinde aktif rol oynamış ve silahlı mücadeleyi savunmuştur. 1972'de Kızıldere Köyü'nde güvenlik güçleriyle girdiği çatışmada hayatını kaybetmiştir. Çayan, Türkiye'deki devrimci hareketler üzerinde derin bir etki bırakmıştır. Kızıldere Olayı nedir? Mahir Çayan, Sinan Kazım Özüdoğru, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Hüdai Arıkan, Ertan Saruhan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz ve Ahmet Atasoy'un Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere Köyü'nde devlet tarafından öldürülmesidir. Kitapta beğendiğim yerleri zaten paylaştım, eleştirdiğim yerleri incelemede belirtmek istedim. Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın odasını basıp kafasını ezerek şehit edenlerin kahramanlaştırılmasına karşıyım. THKP-C konusunda ise terör örgütü olduğunu (eskiden öyle olduğunu düşünmezdim) düşünüyorum. Adamların te El Saika'da ne işi var? Niye adam rehin alıp banka soyuyorlar? Kitabın içinde sakıncalı gördüğüm şu pasajları da aktarmak isterim: 15 Haziran 197 O Pazartesi günü cezaevinden serbest bırakıl­ dıktan sonra, 'Polis' diye şüplendiğimiz öğrencileri falakaya çektik. Böylece bu örgütlenme dağıldı." "Ben, Bingöl Erdumlu, Yusuf Küpeli beraber­ce Aliağa'ya gitmek üzere yola çıktık. İşçiler bizim arkamızdan ge­liyorlardı. Jandarma birliği komutanı arama yapacağını söylemişti. Böylece geçmek isteyenlerin üzerini aramaya başladı. İşçilerin et­rafı jandarma tarafından çember içine alınmıştı. İşte o anda arka­daşların ikisinde tabanca varmış; bunlar tabancaları şosenin üstü­ne atıp ayakları ile tabancaların üstünü kumla örtmeye çalışırken jandarma bunu görmüş." "Türkiye devriminin çıkarları için, Sovyetler'le iyi ilişkileri sürdür­mek gerektiğini savunuyorduk." "Sarp'ın başı dolmuşun tekerinin altına gelir. Dolmuş o an hareket etmediği için ezilmekten kıl payı kurtulan Sarp, ayağa kalkarak, TİP'li militanlarla kavga etmeye başlar, ama tek kişi olduğu için bayağı hırpalanır." "Şehirleri temel alan düzen örgütü değil, savaş örgütüne ihtiyaç vardır. Bu örgüt bilimsel sosyalizmi kılavuz olarak almalıdır." "Kurulacak örgüt, bir savaş örgütü olacaktır. Bu örgüt, bir düzen örgütü olmayacak, ortak kavganın yürütülebileceği bir örgüt olacaktır." "Ulaş Bardakçı, kontakt anahtarı üzerinde bırakılan taksinin ba­şında beklerken, Mehmet Alkaya, şoför Mesut Erdinç'i eve götü­rür. Eve giren Mesut Erdinç'i enterne ederek, ellerini arkadan iple bağlar, göz, burun ve ağzını ayrı ayrı mendillerle bağladıktan son­ra burun ve ağız nahiyesine bağladığı mendillerin altına eterli pa­muk koyar. Bu şekilde hareketsiz hale getirilen Mesut Erdinç, ban­ yo küvetine yatırılır ve banka soygunundan sonra evde bekleyen şahısların ayrılarak şoförün bağlı bırakıldığı yer adresinin emniyet makamlarına bildirmesi amacıyla başına Oğuz Etçi, Hüseyin Yavuz ve Zafer Kutlu'yu bırakırlar. Aynı gün, bir aralık şoför Mesut Erdinç'in durumu ile ilgilenen evdeki kişiler, havasızlık ve pamuğa dökülen eter nedeniyle öldü­ ğünü anlayınca, SBF'ye giderek, durumu Ertuğrul Kürkçü ve Yu­suf Küpeli'ye bildirirler. Mahir, polise telefon ederek, şoför Mesut Erdinç'in bulunduğu evi ihbar eder. Fakat, polis, ihbarı değerlendirmez." "Mete Has'tan, "Fidye olarak alınan 400.000 lira örgüt muha­sebecisi Ziya Yılmaz'da toplanmıştır. Adı geçen sanıkta bulunan paranın örgüt mensuplarına lazım oldukça tevziinde miktar büyük olduğu takdirde Mahir Çayan'a danışılmıştır." "Hüseyin Cevahir, elinde bulunan tabancanın kabzasıyla kapıya bir kaç kere vurur. Kapıyı elli yaşlarında, orada ahçı olarak çalışan Fatma Atmaca açar. Cevahir ve Çayan, tabancalarını ahçı kadına yönelterek, "-Sakın bağırma ve sesini çıkarma" derler." "Elinde tomsonla arka tarafta Cevahir, elinde 14'lü tabancasıy­la ön tarafta Mahir, merdivenlerden inerek, bekçinin yanına gelir. Bekçiye, "- Kımıldama" dediğinde, bekçi, kendini korumak amacıyla eli­ni tabancasına atar ve geri geri giderek kaçmaya çalışır." #259553811 #259554070 Yine de keşke olmasaydı, keşke yaşanmasaydı. Ülkeyi önce içinden çıkılmayacak hâle sokup sonra da pırıl pırıl gençleri kendi çıkarları uğruna harcamasalardı. Konuşulacak çok şey var ama ne desek yarım kalır. Sağcı solcu demeden insanı insan olduğu için sevenlere selam olsun.
Siyaset
Mahir - On'ların ÖyküsüTurhan Feyizoğlu · Alfa Yayıncılık · 2011186 okunma
·
74 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.