90'lar çocukları olarak uzun zamandır aşkın bu halini okumadığımı söylemek isterim ama , biliriz ki ama cümlesi gelince önündeki cümleye tezat olacak bir mana bizi bekliyor demektir.
Bu ara okuduğum kitaplarda konunun içine girmek yani kitapla bütünleşmekte zorluk çekiyorum diyebilirim. Bazı kitaplar bizi içine öyle bir alır ki adeta yaşarız bizde içinde bir karakter gibi oluruz. Ve o kitaplar bizim için bambaşka bir yerde olur.
Kitabın konusu Aşk ama saf ve temiz hali diyelim ,günümüzdeki çıkar ilişkilerinden hemen her duyguyu tüketip herseyin yaşanıp bi kaç ay sonra bitmesi ile sonlanan karmaşık ilişkiler yumağı içinde gerçek duygularla seven iki karakterin rüyalarda görme durumunu anlatan bir kitaptı. Bi ara okurken acaba platonik mi ? bile dediğim oldu açıkçası.
Güzel olan tarafı ise ; karakterlerin aşkı yaşarken duyguların kutsiyeti, bi bakış bir gülüş yeri geldiğinde Cafe de beklerken ki heyecanı bile insana hala herkes aynı asimile durumuna girmedi dedirtirken bir yandan da hikayedeki oturmayan parçalar yüzünden konudan kopmama neden oldu. Elbette bunda yazarın genç yaşının da etkisi büyük ve belki de yaş olarak bana hitap etmediğinden bu etkiyi yaratmış olabilir diyorum.
Kitap ; Müge ve Kürşat ın hikayesini merak eden okurlarını bekliyor...