Puan vermedi·288 syf.··Beğendi
· Farklı, etkileyici bir distopya.Su gibi akıyor. Tekinsiz, ürpertici bir hava soluyoruz başından sonuna.Şiddet yaşamlarının doğalında kendine yer bulmuş, insanın tüyleri diken diken oluyor.
Bir adada üç kızı olan bir aile. Baba "kral" lakaplı güçlü bir motif. Kitabın başında babanın tuhaf ölümüyle açılıyor perde.Ama kitap boyunca güçlü,eril varlığını hissediyoruz.Kızlar şiddetle eğitilmiş, bazı sert uygulamalar ritüelleri olmuş. Kızlar hep kendilerini korumak zorunda hissediyorlar. Issız bir adada tecrit edilmiş bir yaşama mecbur kılınmaları biraz da bundan.
Üç bölümden oluşan kitapta anlatıcı genelde iki büyük kardeş arasında değişiyor.Bu arada anne de çok ilginç bir model.Sert, acımasız, despot,erkek gibi.İkinci bölümde adaya erkekler geliyor. Onların sırrı kitap ilerledikçe açığa çıkıyor.
Eser bir adada geçiyor ama onları dış dünyadan ayıran bir "sınır" varlığını hissettiriyor.Ayrıca tedaviye gelen "hasarlı kadınlar"var. O da ilginç bir detay.
En baştan beri ilginç satırlara hapsolacağınızı biliyorsunuz.Hamile olan Grace, iradesine yenik düşen Lia, anlatıcı olarak hiç sesini duymadığımız Sky. Sadist terapilerle bastırılan hisler, baştan sona bir gerilim, aile içi istismar, güce sorgusuz itaat (kral), gelen erkeklerin eril hevesleri, tavırları... Karakterlerin içlerindeki çelişkiler ile mücadelesi.
Kadının susturulması, toplumun kadına bakışı, erkek egemen sistem, sistem tarafından ezilip yok edilen kadınlar. Feminist dertlerini satırlara çok güzel yedirmiş yazar. Kitabı çok beğendim, sonunu özellikle beğendim.