"Seni ilk gördüğümde tekrar yaşamak istemiştim Lina ama seninle yaşayınca sensiz yaşamak istememeye başladım ve bunu durdurmamın bir yolu yok. Çok seviyorum seni. Korktuğun her şeyi biliyorum, yapmak istediklerini de. Hepsini içimde taşıyorum ben de. Bazı insanlar böyle yaşar diye değil, nasıl istiyorsan öyle yaşa istiyorum. Benimle yaşa istiyorum."
EVET!!! ARAL SENİNLE YAŞAMAK İSTİYORUM AMA GERÇEK DEĞİLSİN!
İkinci kitabın sonunda Lina, geçmişindeki sırlarının Aral'la ilgili olduğunu öğrenmişti. Burada da tam mutluluğa kavuşmuşken Aral'ın detaylarıyla her şeyi anlatması, Lina'nın ilişkilerinin bitmesi gerektiğine karar vermesiyle sonuçlanıyor. Peki neymiş bu ayrılığı beraberinde getiren sebep? Onu öğreniyoruz ama spoi vermek istemiyorum bu konuda. Polisiye olduğundan konunun heyecanı bozulmasın. Çoğunlukla ilişkilerini anlatan bir kitaptı diyebiliriz ama bunun yanında Lina, babasının ona bıraktığı ipucuları birleştirerek geçmişinin karanlık tarafını da ortaya çıkarıyor. Circus adlandırılan bir örgütün olduğunu, nasıl işlediğini, Lina'yla alakası ne, Lina aslında kim ve kim değil??? bunları da öğrenmiş olduk. Yazarın burada psikolojiyi bu kadar anlaşılabilir anlatmasına da hayranım <3 Filiz Puluç
Yorumum çok duygusal olacak muhtemelen ama olsun. Bazı insanlar böyle yaşar'la Lina gibi hissettiğim bir dönemde tanışmıştım. Aral'ın her tesellisi bana öyle iyi geliyordu ki bunu bir tek Lina anlar. Bu yüzden yeri çok ayrı bende. Aral, sanki Sezen tüm şarkılarını sana yazmış gerçekten. Yara bere içinde bu yolları geçiyorsunuz ama aşk için ölmeli'de diyorsun.
Kitap kimi zaman kalbimi kırk parçaya bölen kimi zaman da artık eriyip bittiğimden okuyamadığım sahnelerle doluydu. O kadar güzelsiniz ki Lina ve o kadar hak ediyorsunuz ki bunu. Ama acını yine kırıp dökerek, ben de Aral'ın geçmişte yaşadıkları yetmezmiş gibi aşktan da çektiğini, yarasına her basışını çok çok üzülerek okudum. Her şeye rağmen Aral'ım savaşıyor aşık ve sevdikleri için. Sonra ben bayılıyorum burada.. Aral ve Lina'nı ne kadar sevdiğimi ve Aral'ın en sevdiğim erkek karakterlerde ilk 3'te olduğunu belli ettim diye düşünüyorum. Diğer Çakırca kardeşlerinin hepsini ayrı ayrı seviyorum ama bir Ekin de var ki hâlâ esareti devam eden...Hükümdar Çakırca'nın bile bir sebebi olduğundan düşman değil ama dost mu o da belli değil benim için. Annen konusuna girmeyeceğim Aral dayanamıyorum. Ve Lina'nın ailesine çok kızgınım. Açıklamanızı gerçekten merak ediyorum.
Slow burn ilişkileri (yalan bu tamamen Aral'ım direkt âşık) ve 5 kitaptan oluştuğundan olayların yavaş yavaş ilrelediği bir seri. Ki çoğu seri böyle şimdilerde. Uzun soluklu bir yolculuk. O yüzden 500 sayfalık kitapları keyif alarak okumak için gerçekten kurgunun ve karakterlerin sevilmesi gerekiyor bence. Naçizane fikrim ÇOK GÜZELLER!!! Ve acilll 4. Kitabı istiyorummm! Ama Aral Çakırca gerçekte yok diye akıl sağlığımı korumam gerekecek orası ayrı.