·68 syf.····Okunma: 22 Aralık 2024 00:44 "Sana, beni asla tanımamış olan sana" diye yakıcı bir ifadeyle başlayan hikayemiz, son cümlesine kadar aynı hüzünle devam ediyor.
Hayatının aşkına yazdığı mektupla görülmek için çığlık atan bir kadının, yıllara yayılan, çocukluktan, genç bir kadına dönüştüğü tüm zaman boyunca körü körüne bağlandığı adama "kendimi kaderime bir uçuruma atlarcasına teslim ettim" diyerek varlığını armağan etmesi, günümüz dünyasında oldukça takıntılı ve hastalıklı bir durum gibi görünse de, hikayenin yazıldığı dönem için kabul edilebilir olabilir...
Stefan Zweig'in sade ama asla basit olmayan üslûbu yine kendisine hayran bırakıyor. Bir kadının gözünden bu kadar incelikli yazabilmesi ise ayrı bir ustalık benim gözümde...
Yıllar önce okuduğumda da çok etkilenmiştim ve tekrar okumak istediğimde açıkçası daha hafif atlatırım diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Etkisi değişmeyen bir görülme çığlığı...
Hala okumayan varsa dilerim ilk fırsatta okursunuz. Daha önce okuyanlar için de kendinize güzel ve hüzünlü bir duygusallık hediye edebilirsiniz diyerek bitiriyor. Keyifli bir yıl diliyorum.
Sevil Özdemir