Bana göre öykü yazmak zordur. Anlatmak istenenleri bir kurgu içinde anlatılması, okuyucuya aktarılması ve en önemlisi okunabilir olması, az sayfa da çok şey anlatılması kolay değildir. Bu konuda son zamanlarda okurken beni yormayan sıkmayan akıp giden bir kitap okudum yazar Hüseyin Tunç kaleminden #beyazat kitabı ile. Akıcı, etkileyici, sürükleyici ve sade dille yazılmış keyifli öykülerdi.
Sevdiğim bazı öykülerden bahsedecek olursam;
''Ben, Mojo ve Kertenkele Yavrusu''; öyküsüyle Fikriye teyze ile tanışıyoruz. Eşi emekli olup yanına gelecek derken vefat etmiş ve yalnız kalmamak için oğlunun yanına Belçika'ya yerleşmiş. Evde yalnızlık, memleket özlemi, eski komşulara duyulan hasret, Mojo isminde bir kadınla ve yavru bir kertenkele ile bağ kurmuş. Mojo ile dilleri farklı olsada kurulan gönül bağı ile güzel anlar yaşamış.
''Beyaz At'' ; Kitaba adını veren öykü de Samet ile tanışıyoruz. 5 yaşında, zihni, bir çiğ damalsı kadar berrak, kalbi, bulutlar kadar hafif, engin bir ruh dünyası vardı. Bir atı vardı. Siyah bebekleri olsa da ona beyaz at derdi. Aralarında güçlü bir bağ vardı. Ölümün ne olduğunu öğrenmişti beyaz at ile. Ruhundan büyük bir parçayı da alıp götürmüştü.
''Riko'' ; öyküsünde Haluk ile tanışıyoruz. İki yıllık dostu, sırdaşı papağan Riko ile aralarında ki güçlü bağı farkediyoruz. Haluk, tembel, üşengeç, hayattan beklentileri olmayınca herşeyi oluruna bırakmış, akışına göre yaşamaya başlamış. Bir kızı seven Haluk gidip konuşmaya cesareti olmadığı için Riko'yu öne çıkarmaya başlamış. Sude' nin Riko'yu sevmesi ile başlıyor hikayeleri ama mutlu bir son bulmuyor Haluk'u.
.
.
.
Her öyküde insanın başka bir bam teline dokunan, en iyi yoldaşın hayvanlar olduğunu vurgulayan, kimi zaman yalnızlığı, kimi zaman özlemi, kimi zaman sevdaya dem vuruyor.
Öykü sever misiniz?
bu kitabı okudunuz mu?
en son hangi öyküyü okudunuz?
hayvanlarla insanlar arasındaki bağ size ne ifade ediyor?
Sevgiyle kalın... Beyaz At
Beyaz AtHüseyin Tunç · Nesil Yayınları · 2023142 okunma