Yani bu kitap için ne yazsam bilmiyorum. Kendime ne desem bilmiyorum uzun zaman sonra elimde ilk defa bir kitap bu kadar uzun uzun bekleyip okuyasım gelmemişti.
Benim için kitap şöyle çok önerildiği için merak edip aldım. İlk başlarda okurken ilerlemeyen beni sıkan bir konuydu o yüzden elim hiç kitaba gitmedi okuma isteği gelmedi. Benimle ne şehirlere geldi kitap bir bilseniz. Ama bir türlü beni heyecanlandırıp ay acaba ne oluyor diyemedim. Sadece 35. bölümden sonra olaylar akıp merak edip okumaya devam ettim. Çok kötü bir kitap mı bence değil sadece anlatılan şey ilk giriş çok durağan ve heyecansızdı acaba ne olucak devamında dedirtmedi. Böyle sayfa 300 lerden sonra olaylar daha çok akmaya başladı. Tabi ki her kitabın ilk başında heyecan alamazsın önce bir gelişme sürecine gelmek gerekir ama bu kitabın gelişme süreci benim için kitabın bitişindeydi neredeyse. Dördüncü kanat gibi bir fantastik seriyi okuyunca onda tüm olaylar seri ve akıcı film izliyormuş tadında. Ben bu kitapta da onu aradım ama benim kendi fikrimce bende o hissi uyandırmadı. Aynı tadı vermedi bana. Olaylarda hikayelerde kopukluklar vardı bana göre.
Sonuç olarak benim çok yükseldiğim bir kitap olmadı ama diğer serileri de var. Konular diğer serilerde nasıl gelişiyor bilemiyorum ama onu da okuyup görmek gerek tabii.
2024 ü geride bırakırken bir kitabın elimde bu kadar beklemesi üzse de yeni kitaplara diyoruum.. Dikenler ve Güller Sarayı