Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 18 Aralık 2024 21:30 Yalnızlık kalabalıklardan öte, mekanlardan öte içsel bir durumdur. Diğeri aşılabilmesi kolay bir durumdur. Ama içsel olanı aşmak yine için derinliklerinde yatan o gizli arayış halinin içindedir. Mesele onu bulmak değil de onunla dost olabilmekte yatar. İnsan ne aradığını bilmez veya bulamaz değil, kabul edemez, veya düşman kesilir veya birçok başka başka sebepler. Yalnızlık aslında yalnızlık değildir.
"Varlık Yunus'un yalnızlığında gizlidir
Yokluk Sultan'ın çokluğunda
Nice tek başına kaldı Yunus
Nice tek kalmaktan korktu Sultan
Biri yalnızlığında özüne kavuştu
Öbürü çokluğunda kaybetti her şeyi
Birine özü yoldaş oldu
Öbürüne çokluk hebâ
Yalnızlık; tek başına kalmak değildir..."
Güçlü biri iman ve teslimiyettir kabul edemediğimiz nokta. Bunu başarıldığında görülecek yalnız olanların kalabalıklar olduğu aslında, bakınız
"Tehdit ve dehşet günden güne artıyor. Sığınacak bir yer sağlayan karanlık bir duvar misali duaya sığınıyorum, bir manastir hücresindeymişçesine duaya kapatıyorum kendimi, duadan
daha "kendimde", daha yoğunlaşmış ve güçlü çıkıyorum. Duanın kapalı hücresine kapanmak benim için gün geçtikçe daha büyük ve daha nesnel bir gerçeklik halini alıyor."s.25
- Ruh acısı hayata dair bir deneyim ve onları içselleştirmenin bir yoludur. Esasen bu durum bu imanı kuvvetlendirme yönünde iyi bir dayanak ve temellendirmedir. Mesele bunu başarabilmek meselesidir.
"Eğer bütün bu acı, ufuklarımızı genişletmez, bizi daha insan kılmaz ve bu hayatın küçük ve gereksiz şeylerinden kurtarmazsa bir gün boşa çekilmiş demektir."s.60
Dediği gibi imanımızı kuvvetlendirmiyor ve bizi yıkıp isyan ettiriyor ise boşuna yaşanmış demektir.
Çok zor durumlar kaçınılmazdır. Hastalık, ölüm, iş hayatı vs. vs. Bunlar yalnızlığın kapısının anahtarlarıdır. Bu kapıdan girmek kaçınılmazdır. Ama ne tür tepki vermek değişkendir.
"Acıya bir mana vermek, acıda varoluşsal sonluluğumuzu kavramak, nadir rastlanır manevi bir güce sahip kişilere has bir şeydir. Ruh acısında, istirapta; içimizde, ruh hallerimizde, karanlık gecelerimizde olup bitenlerde, zaman zaman kanayan yaraların açılması pahasına bir anlam bulmamızı sağlayacak, açık ya da hiç olmazsa aralık alanlar vardır; hal böyleyken, her halükârda, tecrit aşılmış ve yalnızlığa dönüşmüştür. Ancak bu her zaman mümkün değildir; işte o zaman yapacak tek şey Rilkevari bir şekilde dayanmaktır."s.64
- Günümüz teknolojinin de etkisi ile materyalist bir toplumun en büyük örneğidir. Ve böyle bir durumda, bu içsel gücü inşa etmek çok zorlayıcıdır. Yalnızlığı gidermek hep materyal, yani geçici şeylere mahsustur. Oysa ki,
"Sadece dünyanın zevklerini geri çevirebilecek bir yaşam mutlu bir yaşamdır."s.83
İyi okumalar...