·129 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Aralık 2024 15:44 Nikolay Vasilyeviç Gogol'den okuduğum beşinci kitap. Yozlaşmayı, insanların gülünç durumlarını ve derin tahlilleri öylesine güzel ve yerinde ki Gogol benim için en büyük Rus yazarlardan biri. Eğer bir aksaklık varsa Gogol bunu en derinden ve başka anlama gelmeyecek şekilde çok güzel aktarır. Toplumsal eleştirileri ise her zaman tam yerini bulur.
Olay ise adı bilinmeyen bir Rus kasabasında geçmektedir. Petersburg'tan, kasabayı denetlemek için bir müfettiş gelecektir. Ama müfettiş gelmeden önce kaymakama bir dostu tarafından mektup ile geleceği söylenir. Gerçek müfettiş sivil görünümlü olarak ve kimsenin fark edemeyeceği şekilde gider teftiş ettiği yerlere. Böylece hem sorunların ne olduğunu tam anlayıp hem de tanınmadan gerekli teftişi yapıp öyle çıkar gün yüzüne. Belki gerçek müfettiş kasabaya geleli birkaç gün olmuştur, belki de bugün daha yeni gelmiştir bunu kimse bilemez.
Haber gelir gelmez daha önce aksayan yönler hemen düzeltilmeye çalışır kaymakam tarafından. Hastane, adliye, polis merkezi ve okul. Buralarda daha önce dikkate alınmayıp keyiflerince sürdürülen düzen müfettiş haberinin gelmesi üzerine hemen düzeltilmeye, normal işleyişi buymuş havası verilerek yapılmaya çalışılır.
Bu kentte işler o kadar ağır aksak ve yerinde gitmez ki mesela yargıç, önünde bir sürü dosya olduğunu ve çözmesi gerektiğini bildiği halde av partileri düzenleyip tavşan yetiştirmekle meşguldür mahkeme salonunda.
İlerleyen bölümlerde aslında müfettiş sandıkları ama müfettiş olmayan, hayatı kumar masalarında biten ve parasız bir yaşam süren Hlestakov girer sahneye. Kasaba halkı, Hlestakov'a iki yüzlülüklerini göstererek onu bu çarpık düzenleri içinde yanıltmaya çalışırlar. Üstelik bu yanıltma her ne kadar kasabalılar tarafından tek taraflı düşünülse de aslında iki taraflıdır. Çünkü yanıltmanın diğer tarafında da Hlestakov vardır.
Dobçinski ve Bobçinksi kardeşler handa olan Hlestakov'u müfettiş sanmaları üzerine Kaymakama haber götürürler. Kaymakam ise haber üzerine telaşlanıp daha önce ziyaret dahi etmediği han'a giderek sanki her zaman teftiş halindeymiş pozu vererek müfettiş sandığı Hlestakov üzerinde etki bırakmaya çalışır.
Gogol, Hlestakov'u öylesine güzel anlatmış ki Hlestakov'un düşüncelerinden yola çıkarak dönemin sözde aydın geçinen lümpenlerini tahlil etmek gayet yerinde olmuş. Sırf bir iki övgü dolu söz duyabilmek uğruna insanları aşağılayan, ulaşamadığı konuma ulaşmış gibi portre çizen, kültürlü görünmek için daha önce eline almadığı kitapları sırf onu dinleyenler bu kitapları bilmiyor diye kendisi yazmış gibi görünen, halkın yaptığı yanlışı hemen kendi lehine çeviren ve bu yanlışın verdiği tüm olanakları sonuna kadar kullanan hatta haddini çok aşan bir karakter analizi yapar Gogol. Kurnazlık, Hlestakov'un vücut bulmuş halidir.
Bana göre kitabın en güzel ve akılda kalıcı yeri müfettiş sandıkları Hlestakov'un odasına sırayla soylulardan ve halktan insanların girip dertlerini anlatmasıydı. İnsanlar dertlerini anlattıktan sonra Hlestakov'un aklında olan tek düşünce ceplerindeki para olur. Ama borç olarak bir daha hiç ödemeyecek şekilde. Gogol burada öyle güzel bir eleştiri yapmıştır ki günümüzde ve ilerdeki yüzyıllar boyunca böyle olacağını düşündüm hep. İnsan birbirinden faydalandığı sürece birbirini dinler. Menfaat sağlamak ve bunu kendi lehine çevirmek insanın doğasında vardır. İnsan yaratılış icabı ile bencildir. Örneğin bir insan kendi derdini anlattığında benliğimizde bunu kendi derdimiz ile karşılaştırıp ki eğer derdimiz bunun gibi ağır değilse bir oh çekip bencilce davranarak karşımızdaki insana bu seferde acıyan gözlerle bakarız. Onun derdinden menfaaat sağlayarak kendimize uyarlarız. Hlestakov'un ise yarar sağladığı tek şey para olur.
Sonunda ise dolandırılmalarının sonucu olarak tüm kasaba halkı günah keçisi olarak Dobçinski ve Bobçinski kardeşleri görürler. Kendi ahmaklıklarının ve iki yüzlülüklerinin cezasını bu kardeşlere yüklerler ve kasaba halkı, vicdanları ortaya çıkan sorunun suçlusunu bulduğu için rahatlamış şekilde sonlanır.
Daha önce Gogol'ün romanlarını ve hikayelerini okumuştum. Tiyatro eserini ise ilk defa okudum ve bence çok güzeldi. Sadece Rus halkının özelinde bakılmaması gereken bir konu bence. Diğer tüm halklara örnek olması gereken. İki yüzlülüğün işe yaramayacağı ve onurlu yaşamın her şeyin üstünde olduğu bir yaşam şekli bence en kutsalı ve yaşanabilir olan. Gogol'ün beğendiğim düşünce tarzlarından biri de kendinden önce yetişmiş olan büyük Rus yazar Puşkin'e her fırsatta yer vermeye çalışmasıdır. Taklit ve kopya arasındaki büyük ayrımın farkında olan Gogol, kendiden önceki yazarlardan bir şeyler kaparak ve bunu daha da ileriye götürerek yapar.